Heybemde kuşlardan alıntı düşler
Varsın yol vermesin dağı kim takar
Tay olur soluma tatlı gülüşler
Çöllere teşneymiş, sağı kim takar
Kimi güne yeniktir düşer hasrete
Kuşların diliyle yazılır günce
Uğrasan geceme şafaktan önce
Gökleri temaşa eylerim zira
Bulutlar bu gece ak ellerince
....................
Bırak,
zaman hep geceye doğru aksın
yastığa başını her koyuşunda
beni göğsünde bulacaksın
ne zaman kuşlar konsa pencerene
kırık dökük yüzümü toplayacaksın
Sevmek bir dağdır,
koyaklarında keklik sesi
aşılmaz kurbanım !
yorma sen nefesi
çıkılmaz zirvesine
Susmana kabul edilmişliğimin onuruyla darmadağın
senden kalan sesleri seçiyorum sokaklarımdan
Verilmiş bir söz arıyorum şöyle kurutacak
Yok yok, galiba yine olmayacak
Kaç aminle gelsem mihrabına
Nice düştük biz bu derde
Yaramıza em ararız
Som lacivert gecelerde
Şiir şiir dem ararız
Edip özü yâre gever
Sesine bulutlardan, gülüşüne şafaklardan kılıf biçiyorum. Sen şiir oluyorsun, gözlerin redif.
Lacivert geceler giydiriyorum saçlarına, yağmur kuşları konuyor omuzlarına
Tünek vaktininin alacası dilimde, bir türkü tutturuyorum gül ezgili.
Seni çağırıyor notalar.
Esrik nağmelerde turna katarları raksediyor kanat kanat dağlarına.
Ucu kıvrılmış mektup tadında yüzünü işliyorum göz alabildiğine.
Gökleri yalayan Ahır Dağına
Gönlümün yaslanmış yeridir Maraş
Soluna Türkoğlu, Göksun sağına
Cennetten bir kulaç beridir Maraş
Gönlümün telleri girmez düzene
Yakayım kül olsun, köz verin bana
Yol bulup yürekten, işliyor tene
Şu gurbet zehrini az verin bana
Rüyalarda kaldı toyum, halayım
Biraz mavi çiz, biraz İstanbul
Düşünden vurulmuş bir de kadın bul
Saçları cehennem, gözleri bademle
Yaz şiir içre, bir cennet demle
....




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!