Okyanustan öte geçen
İlden sana sığınırım
Rayihası zehir saçan
Gülden sana sığınırım
Kuldan himmet dilendiyse
İhya olmak için yola çıkıp
imha olanların heybesindeki yüktür,
şiir biraz
İstanbul'unu arar tavan arası mektuplarında
kadrajı siyah beyaz
...
Göklerimde delik deşik
Bulut olur tüllenirsin
Aşk selinde çöker eşik
Yüreğimde göllenirsin
Yokluğuna olmaz tâbir
Merhaba,
kırık güller ülkesinin naif goncası !
Kendi dağını yontan Şirinler sultanı
Merhaba
mim konmuş hülyaların sidretül müntehası
Bir adam sanrısında uçsuz bucaksız
Günahlardan bulut köpüğü azâde
Asılsız sarılmalarda harsız, sıcaksız
İlkyaz gibi sevişken, aşka âmâde
İronik tutkuların o kâbili muhal
Niye solum ağır basar
Tabip nerde söyle hasar
Tene bakma yara değil
Sızı döşte, ora değil
döşümde bir ikindi sancısı
aşk mıydı, söylesene adı
sızlamayı ilk ben anladım
sonra tanrı anladı
kaç patikadan çıkılır dünyaya
Kâbe'ye abdest alıp Kafdağı'nda şiire durmaktır, ahvalimiz zahit!
Ritüellerden vareste bizim gönlümüz,
ötede oyna
Sobelendik yâr cehennemine
....
Taner Eker
Eşşeği yalaktan susuz getirip
Mangaldan külü üfürdük edepte
Arafta bir nesil, neylesin garip?
Ekmeği, katığı, aşı adapte
Muhabbet geyikten, saygı kalıntı,
Umut mu?
Uzaklarda, çook uzaklarda
Katliam sessizliği var dudaklarda
Durum mu?
Vicdan dedikleri kocaman bir kılükaldır




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!