Merhum Abdurrahim Karakoç Anısına
Celadan da deli gönül Celadan
Geçilmez bu dağlar kardan aladan
Bir yiğit ayrıldı gene sıladan
Yas tutsun Salavan kara bağlasın
kancık sevmeler çağının tanığı
bu gözlere
hangi rengi sürsem şavkır aşka?
bu nefes,
hangi iklimde sabah meltemlerinden pay alır ki başka ?
yarım kalmış boşlukları
adınla doldurur
kasım ayazı yalnızlığım
tepeleme sesindir
şu çalgın rüzgarın uğultusu
Gözler ki şiire ilham olanda
Şairler kul olmuş kapında senin
Bir sıcak selamı candan alanda
Anladım tevazu, yapında senin
Aydınlık yüreğin serçeye misal
hani uç verir ya çaresizlik
ölümü anlatırken
ne kadar sussan nafile,
ne kadar desen erken
Yâr haber yollayıp nasılsın dese
Nefesim evrilir tiz iken pes'e
Kerem edip bir de gelse meclise
Ol saat ölürüm dem vurur beni
Mezbelede açmış bir gülü nazar,
Acılarım var benim
sağlam, yerli
ve yanılgılarım,
kerli ferli
bağırsam utanırım
sözcüklerim var
Bir inansa mezar içre var çapul
Gaslolmadan yaya gider kimdir bu
Şol cehennem içi dolu para pul
Zebaniyle toya gider kimdir bu?
Sanırsın ki biz yolcuyuz o hancı
Bir deli gönül, yorgun, derbeder
Kartal kapsa bir an, yılana ağlar
Tabutta yatanı bahane eder
Geride dul yetim, kalana ağlar
Zaman tanımadan, şerhe yani’ye
herkesin içinde kimse yok yine
mukavvadan sokakları, yağmur altında şehrin
kuşlarda bağ bozumu telaşı
parkta birkaç çocuk, umut başakları gibi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!