aksini bulmuş susmalar eşiğinde
ninniler büyütürüm gönül beşiğinde
gölgemin ışığına dönerken pervaneler
anladım aşk içinde neler varmış neler
Mazluma merhamet ortak rengimiz
Mermerden çekiçle oyulmadık ki
El açan gördük mü, söyle hangimiz
Kolları sıvayıp koyulmadık ki ?
Hasret, ölü bir kısrak gibi çöktüğünde omuzlarına
anlarsın, adımlarım neden sarsak
Ateşle ilk karşılaştığında ne hissederse üryan bir sabi,
bil ki her nefes ateşte şu bebek ruhum
Asırlık anlar biriktirmiş, azatlık yalnızlıklar
Hayy, desin yürek, üfle ki sur’a
Kaç denizlik bilir misin pişmanlığın hacmi,
Gök düşler kaç fersah soluk taşır şafağa?
Tan kızılı geçsin, kuşlukla gelirim
Karışıp rüzgara ıslıkla gelirim
Gelirim ‘He’ desen dürüp çıkını
Gülüşler doldurur hoşlukla gelirim
Telimde ezgiler seni sayıklar
Nerden bileceksin okyanuslar nasıl taşar,
sen beni ağlarken görmedin ki hiç
Bilemezsin arzın çatlaklarında depremler nasıl bekler,
Sen beni görmedin ki ağlarken hiç!
Bize hüsran düştü, sevdadan yine
Aylak bir oğlanı takarak peşine
İkonlarını çalıp mabedimin
Aslına döndü o gözleri yasemin
Alıp gitti, bir sevmelik canım vardı
Bakan Bey'in çabası
Takdir eder teba'sı
Çocuklar adam olmaz
Açılmazsa Eba'sı
Ya ses yok ya düşüyom
Eylül ve şiir gibiydik
elma kokulu sokaklarda
insanca sancır, severdik hakça
açmayagörsün iğdeler
düşlere dalardık soludukça
Yürek büryan oldu üfleme harı
Rahmeyle bizlere, söndür Allahım !
İçimiz tutuştu, göster baharı
Bulutları fevc fevc döndür Allahım !
Veyl bize! Dünyanın rengine kandık




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!