Eylül ve şiir gibiydik
elma kokulu sokaklarda
insanca sancır, severdik hakça
açmayagörsün iğdeler
düşlere dalardık soludukça
Yürek büryan oldu üfleme harı
Rahmeyle bizlere, söndür Allahım !
İçimiz tutuştu, göster baharı
Bulutları fevc fevc döndür Allahım !
Veyl bize! Dünyanın rengine kandık
emperyal bir kuşatmanın ortasında
özgürlük gibi sevsem mesela seni
gönlünün burçlarına kondurur musun,
içimde çırpınan şu güvercini?
...
Gülüşünün serçesine
İğde vakti dal olayım
Konsun gönül bahçesine
Kanadına al olayım
Yârenlik mi var aranda
Âteş-i eyyâmı körükler tamah
Haine baş üzre yer ikbal için
Ne namaz çare ne zikir, semah
Sahurda domuzu yer ikbal için
İster akıllı ol, ister ukala
Buluttan ellerin, fincan tutuyor
kırk yıllık üşüyorum ortasında yazın
gönlümün cemresi, parmaklarında
hatırı kalmasın diye beyazın
mekansız kuşlar gibi
en çok da göğe benzerdin
bazen denize
ışıktandı saçların
sığmazdı söze
bilmezdin vecd ile
ben seni bir bahar çarpmasında heveslerime kanat olasın diye değil,
ben seni yedi renkli güller açan bahçemde sekizinci renk olasın diye de değil
ben seni şiirlerden bir şiirsin diye değil
hüznün en namussuz notası musallat,
yine hiçbir ezgi kaldıramıyor
sesinin yokluğunu
bölük pörçük uykularda
onurlu bir ufalanıştan topluyorum,
tumturaklı düşlerde siyah beyaz
kadrajımdan silinirken yaz
üstüme üstüme geliyor bu şehir
iliklerime işliyor, ilk ayaz
naif bir makamdan incesaz




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!