Bütün plakları kırsalar,
rüzgarlar söylüyor seni
toplasalar yıldızları
şiirler şavkıyor seni
Ay batarken yalan söyler aynalar
Işık sensin, gece senin, yüz senin
Sökün eder yüreğine turnalar
Şiir sensin, hece senin, söz senin
Bilemezsin gerçek nedir düş nedir
Şiir soylum allık sürme bu gece
Gamzelerin yıldız içre ay olur
Sol yanıma koy elini gör nice
Yüreciğim çırpınır da zay' olur
Yele verme ince belde basmayı
Harelenir akşam yine
Hangi derde gebe şimdi
Ne yanarsın gençliğine
Takvim vurmuş dibe şimdi
Tavşan kaçmış tam yamaçta
Aşka doğru dönse dünya
Rüzgarı sen, çarkı sensin
Necidir ki Simeranya
Şu cihanın farkı sensin
Yürek naif, olmaz şakam
Mesafelerin namusuna emanet, hacmini hayalden alan aşklar diyarı burası.
Legal yıkılmışlıkların, yasal cinayetlerin diyarı bura, aldatmaları orospusuz, aldanmaları iğreti
Burada dünyanın sindiremediği, hayatın kıyılarına vurmuş ifrazatlar meskun.
Bu bir kent ıssızlığı
gönlümün alnacında
barbar kavim yalnızlığı...
üfle simyacı!
Yine zevrak-ı derunum kırılıp kenare düştü
Dayanır mı, şişedir bu, reh-i seng-sare düştü
...Şeyh Galip
Nazire:
Figan-ı aşk gölüne hezaran pâre düştü
Bir ihtilal havası damarlarımda
sükuta bıçağı çal diyor şeytan
telde kan ezgisi, yağla dilini
mızrabı eline al diyor şeytan
Coni’den yola çık, uğra Yanki’ye
Vurmadığım telden mülhem
Uğrun uğrun ağdım saza
Bu alemde yerim yok hem
Güfte güfte sığdım saza
Yağmur üşümesi gibi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!