sen dağ desen
beni poyraz vurur yorgan altında
uçurum desen düşerim gecenin balkonundan
sen taş desen
kan sızar saçlarımdan alnıma
içimdeki denizlerin
koyu mavi rengisin yar
yüreğimin o en derin
aşkı havi rengisin yar
bakışların nice derin
Mevsime tutunup bir umut daha
Dağların ardında hiç oldu gitti
Sayılı günlerim tükendi aha
Ömrümün baharı iç oldu gitti
kıyametimi beklerken
bir kızıl kırılmanın kıyısında
inandığım mucizesin yâr
bir güldün, ışık oldu,
dudak kıvrımlarında umut
yere mahkum kuşlar gibi
meydanında aşk cenginin
bilinmeyen her tonunda
çırpınırım gül renginin
Ne anka’lar uçurdum
Haram mıdır, yeri var mı bak dinde
Sol yanına kondur beni Miyase
Ömür fani, şu deli kız vaktinde
Naz eyleme, ondur beni Miyase
Dağıt saçı, rüzgara ver, tel vursun
Mora çalar gülün rengi
Goncasına yel mi değmiş
Cihan içre yoktu dengi
Bir hayırsız el mi değmiş
Sığmaz idi koca tarh’a
Mühürlüdür dudaklarım
Sustan almış payı bugün
Gece uzun, uyku yarım
Demli doldur çayı bugün
Harmanım var yel anlamaz
Neva-yı hüzn ile revanım aşka
Menzilim sevgili, çöl olsa nola
Gayrıya kanadım açılmaz başka
Yolunda tutuşup kül olsa nola
Âh etsem mücrimce sallanır sema
yürek vardır evlek evlek
usul boylu yara teslim
hasret yazmış amma felek
ibrahimce nara teslim
alemşumul civan olsa




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!