Taze yara sızlar tuzda
Derin silem özü çıksın
Gelsin bana yâr temmuzda
Terin silem közü çıksın
Yokluğunda kahpe şehir
Beklemenin usancıyla
Deniz gözlerinde karaya vurdum
Bilsen, ne günahlar doğurdum
Tarifi muhal o sancıyla
Sen ki bir çalıntı kızıldın ekimden
Yelken açtım sendin rotam
Kesmediğin yel mi kaldı
Uzattım ki dostça tutam
Kırmadığın el mi kaldı
Gah peşindir gah vadeli
olur değil olmazını
bir nemrudun bir kızını
seven sensin deli gönül
sükut eyle çek nazını
gevrek midir gör çıtır mı
Kancıklar çıkmazında bütün
yaralar açık bugün
Yüreğin atlasında heyhat!
Kimi Yatağan kesiği,
kimi namert kurşunu, evlat !
Gül mevsimi gelir çöle
Yağmur iner, döner göle
Yeter ki sen Hak'tan dile
Göklerden bir el uzanır
seni ne zaman özlesem
bir çocuğun
gülüşüne bakarım
uğrun uğrun
yılkıya salmışsın gibi bir atı
cıvıl cıvıl bayram yeri suratı
ey bahar bakışlım,
gözlerinin menevişinden cemreler devşirir gönül
yağmura döner dilimde sözcükler.
şiirler kanatlanır göklerine.
bulutlar, pencereme serçeler taşır
nisan mavisinde filizlenir şu küflü ömrüm
Nice kuşsun deli gönül
Kanadın yok uçmak niye?
Kuma müştak değil mi çöl
Kaderinden kaçmak niye?
Kırık telde yitik türkün
O kadar çoğaltmışız ki kendimizi, kimseye yer kalmamış gönlümüzde
Konsantre sevmişiz hep
Parsel parsel parçalamış ve parçalanmışız
Ne çok atık biriktirmişiz, hiç kullanmadığımız, kullanmayı bilmediğimiz...!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!