Göçebilir konabilir
Irsiyeti, soyu böyle
Vatan tutar ana bilir
Bu milletin huyu böyle
Özgür isen tüter bacan
Çal eyyamı yan gel yat
Öksür sanat, söv sanat
Biz bilmeyiz caz, sonat
Geleceksen gazel'le gel
Boy frend'e yap atarı
Bir kuş ki şu ömür, tüyleri yosun
Sallasan elini, kayıp gidiyor
Bir mevsim, bir çiçek işte sen busun
Her gelen takvimi sayıp gidiyor
Süleyman n’eyledi hamamı, hanı
Mesela bir akşam oturup şeftali yercesine karşılıklı
Ontolojik zotturalım
var mısın, var oluşsal bir devinime
Sen bana damla, ben sana
Bakarsın semantik gölünde çimiyor oluyoruz
Ak gülün gölgesi vurmuş yanağa
Öpeyim de geçsin uff olmuş tama
Göz bademe dönmüş gamze çanağa
Züleyha yanında kof olmuş tama
Yoğrulmuş edeple örfü töresi
ağlanmamış acılarım var,
ağustos da bitsin öyle gel
şimdi ne yağmur ne rüzgar
maviler seğirtsin, öyle gel
gölgeler büyüsün, dağlar soyunsun
Şerbeti redifle sürer diline
Kaleme küsüp de yazan mı sussun
Mecnun'un sırrını döker teline
Sazını asıp da ozan mı sussun
Dünyanın çivisi tam bu zamanda
Özlemek narcadır ne ardı ne önü
Saatleri sen al, ay bana kalsın
Mevsim-i firakta haftayı, günü
Bağışla ömrüme, say bana kalsın
Aylar oldu memleketin gündemi
Diri canlar ölü candan önde mi
Hangi ara onca yolu kat edip
Bizi buldun sütü bozuk pandemi!
Eksiğimiz itikat mı, dinde mi?
Ala duman Salavan'ın yücesi
Kar suyunda keklik çiçmer göl olur
Aşk yolunda kurşunu yer, nicesi
Meri'sinin kanadında gül olur




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!