Cevrinle güzeldin saklayıp şekvamı
Bir koca yürekle yekpâre sevdim
Dağların burcunda bulut kıvamı
Ferhatça umarsız, bi-çâre sevdim
Sesini duyanda günüm düş olur
Sustun amma biliyorum iç sesin
Gitme daha, gitme biraz, kal diyor
Başka lisan bilmiyor ki ne desin
Seven gönül gayrısına lal diyor
Ezberinde sarsılmaz bir inat
abanır üstüme üstüme hayat
Söyle sevgili,söyle !
Yükler miyim gurbetini,
seyipler miyim bir gün
turnalara kanat kanat?
Yine zevrak-ı derunum kırılıp kenare düştü
Dayanır mı, şişedir bu, reh-i seng-sare düştü
...Şeyh Galip
Nazire:
Figan-ı aşk gölüne hezaran pâre düştü
Bir ihtilal havası damarlarımda
sükuta bıçağı çal diyor şeytan
telde kan ezgisi, yağla dilini
mızrabı eline al diyor şeytan
Coni’den yola çık, uğra Yanki’ye
İhya olmak için yola çıkıp
imha olanların heybesindeki yüktür,
şiir biraz
İstanbul'unu arar tavan arası mektuplarında
kadrajı siyah beyaz
...
Göklerimde delik deşik
Bulut olur tüllenirsin
Aşk selinde çöker eşik
Yüreğimde göllenirsin
Yokluğuna olmaz tâbir
Bütün plakları kırsalar,
rüzgarlar söylüyor seni
toplasalar yıldızları
şiirler şavkıyor seni
Ay batarken yalan söyler aynalar
Işık sensin, gece senin, yüz senin
Sökün eder yüreğine turnalar
Şiir sensin, hece senin, söz senin
Bilemezsin gerçek nedir düş nedir
Şiir soylum allık sürme bu gece
Gamzelerin yıldız içre ay olur
Sol yanıma koy elini gör nice
Yüreciğim çırpınır da zay' olur
Yele verme ince belde basmayı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!