Kızarmaz yüzü, bilmez hicabı
Kıvırır her dem gavatın biri
Üst üste çamı meşrep icabı
Devirir her dem gavatın biri
Gıdası gübre, yalan çalabı
Meydana makyajlı çıkar soytarı
Pis ağzın açarken, gözünü yumar
Salyası durmuyor gelsin baytarı
Uyuz it kurbandan bir pay mı umar?
Aslanı görünce, dağda çakalı
Halkına koyun der elinde kaval
Demokrasi dilden düşmeyen maval
Dik durmak isteyen bomboş bir çuval
Vermesin Allah chp’ye zeval
Erkeğe sırnaşır kancıktan korkar
Şiirler, şarkılar hep sana bugün
Dağıt saçlarını, hadi Rapunzel !
Sahibi adına yerlerin ve göğün
Gelişin Rapunzel, cennetten güzel
Rapunzel sesime kulak ver bugün
Zülfünü dağıtmış vermiş de yele
Servidir endamı sığar mı dile
Ak gerdan altında bir tutam bele
Baksam öldürürler bakmasam öldüm
Gamzeler ibrişim badem çanağı
Öyle yıkık, öyle viran, öyle köhne
Geceleri baykuş öten yerdeyim ben
Uyarlanmış trajedi sahne sahne
Bir rüya mı, bir sanrı mı, nerdeyim ben?
Kapılıp hevese yalan dünyada
Sevdayı gönlüne mıhladın mı hiç
Yüzüne bakıp da şöyle aynada
Sessizce tükürüp yuhladın mı hiç
Yükle de göç eden kuşlara vakti
Takvimler kızıla çalsın sevdiğim
Yolunda tükendi ömrümün nakti
Ettiğin yanına kalsın sevdiğim
gıcıksa gıcıktır, uyuzsa uyuz
biz kadim aşkların hep tutkunuyuz
bakmayız yokuş mu, düz müdür, dik mi
gül bağına döner, yollar sevdik mi
...
Cevrinle güzeldin saklayıp şekvamı
Bir koca yürekle yekpâre sevdim
Dağların burcunda bulut kıvamı
Ferhatça umarsız, bi-çâre sevdim
Sesini duyanda günüm düş olur




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!