Yükle de göç eden kuşlara vakti
Takvimler kızıla çalsın sevdiğim
Yolunda tükendi ömrümün nakti
Ettiğin yanına kalsın sevdiğim
gıcıksa gıcıktır, uyuzsa uyuz
biz kadim aşkların hep tutkunuyuz
bakmayız yokuş mu, düz müdür, dik mi
gül bağına döner, yollar sevdik mi
...
Cevrinle güzeldin saklayıp şekvamı
Bir koca yürekle yekpâre sevdim
Dağların burcunda bulut kıvamı
Ferhatça umarsız, bi-çâre sevdim
Sesini duyanda günüm düş olur
Sustun amma biliyorum iç sesin
Gitme daha, gitme biraz, kal diyor
Başka lisan bilmiyor ki ne desin
Seven gönül gayrısına lal diyor
Ezberinde sarsılmaz bir inat
abanır üstüme üstüme hayat
Söyle sevgili,söyle !
Yükler miyim gurbetini,
seyipler miyim bir gün
turnalara kanat kanat?
Yine zevrak-ı derunum kırılıp kenare düştü
Dayanır mı, şişedir bu, reh-i seng-sare düştü
...Şeyh Galip
Nazire:
Figan-ı aşk gölüne hezaran pâre düştü
Bir ihtilal havası damarlarımda
sükuta bıçağı çal diyor şeytan
telde kan ezgisi, yağla dilini
mızrabı eline al diyor şeytan
Coni’den yola çık, uğra Yanki’ye
İhya olmak için yola çıkıp
imha olanların heybesindeki yüktür,
şiir biraz
İstanbul'unu arar tavan arası mektuplarında
kadrajı siyah beyaz
...
Göklerimde delik deşik
Bulut olur tüllenirsin
Aşk selinde çöker eşik
Yüreğimde göllenirsin
Yokluğuna olmaz tâbir
Bütün plakları kırsalar,
rüzgarlar söylüyor seni
toplasalar yıldızları
şiirler şavkıyor seni




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!