Harelenir akşam yine
Hangi derde gebe şimdi
Ne yanarsın gençliğine
Takvim vurmuş dibe şimdi
Tavşan kaçmış tam yamaçta
Aşka doğru dönse dünya
Rüzgarı sen, çarkı sensin
Necidir ki Simeranya
Şu cihanın farkı sensin
Yürek naif, olmaz şakam
Mesafelerin namusuna emanet, hacmini hayalden alan aşklar diyarı burası.
Legal yıkılmışlıkların, yasal cinayetlerin diyarı bura, aldatmaları orospusuz, aldanmaları iğreti
Burada dünyanın sindiremediği, hayatın kıyılarına vurmuş ifrazatlar meskun.
Bu bir kent ıssızlığı
gönlümün alnacında
barbar kavim yalnızlığı...
üfle simyacı!
Merhaba,
kırık güller ülkesinin naif goncası !
Kendi dağını yontan Şirinler sultanı
Merhaba
mim konmuş hülyaların sidretül müntehası
Bir adam sanrısında uçsuz bucaksız
Günahlardan bulut köpüğü azâde
Asılsız sarılmalarda harsız, sıcaksız
İlkyaz gibi sevişken, aşka âmâde
İronik tutkuların o kâbili muhal
Niye solum ağır basar
Tabip nerde söyle hasar
Tene bakma yara değil
Sızı döşte, ora değil
döşümde bir ikindi sancısı
aşk mıydı, söylesene adı
sızlamayı ilk ben anladım
sonra tanrı anladı
kaç patikadan çıkılır dünyaya
Kâbe'ye abdest alıp Kafdağı'nda şiire durmaktır, ahvalimiz zahit!
Ritüellerden vareste bizim gönlümüz,
ötede oyna
Sobelendik yâr cehennemine
....
Taner Eker
Eşşeği yalaktan susuz getirip
Mangaldan külü üfürdük edepte
Arafta bir nesil, neylesin garip?
Ekmeği, katığı, aşı adapte
Muhabbet geyikten, saygı kalıntı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!