Sustun amma biliyorum iç sesin
Gitme daha, gitme biraz, kal diyor
Başka lisan bilmiyor ki ne desin
Seven gönül gayrısına lal diyor
Ezberinde sarsılmaz bir inat
abanır üstüme üstüme hayat
Söyle sevgili,söyle !
Yükler miyim gurbetini,
seyipler miyim bir gün
turnalara kanat kanat?
Gülüşün bayramdır bakışın hüzün
Bengisu kıvamı kaynıyor özün
Nikâbın altında görünce yüzün
Akı sende sevdim, elâyı sende
Kaç parça yaşarım, günü kaç bölüm
Yemin ettim aşka dair
Cayamadım ondan sonra
Seni yazdım şiir şiir
Sayamadım on'dan sonra
Aşk yolunda hızım oldun
Kuruyup çatlamış yer damar damar
Ateşe teşnedir, dem seni arar
Dağların ardında bir köy ki umar
Hem senden kaçar hem seni arar
Hasretin dumanı göğe ağınca
Sonsuza ayarla saatleri, düz çek çizgini
Mutluluksa derdin? Çal hayata, kendi ezgini.
Cehline ne zeval? Boşa gidersin türbeye
Bilgelik mi diyorsun? Sille ye, darbe ye.
sana dair bir dil var,
kelimeleri kuştan
dinlesen daha yüksek
uçarsın, en sarhoştan
saç sakal her gece
Eteğinde devingen demler
İçin fıkır fıkır, filizir çiğdemler
Sahi, bu neyin neşesi hacı
Şairin amentüsü değil miydi acı?
Sesine bulutlardan, gülüşüne şafaklardan kılıf biçiyorum. Sen şiir oluyorsun, gözlerin redif.
Lacivert geceler giydiriyorum saçlarına, yağmur kuşları konuyor omuzlarına
Tünek vaktininin alacası dilimde, bir türkü tutturuyorum gül ezgili.
Seni çağırıyor notalar.
Esrik nağmelerde turna katarları raksediyor kanat kanat dağlarına.
Ucu kıvrılmış mektup tadında yüzünü işliyorum göz alabildiğine.
ben yalnız sensizliğin şiirini yazdım
sensizlik bildim gurbeti
cennetim saydım o lanet şehri
senin olduğun...
tek şey anladım ölümden:




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!