Zamanın gergefine ekledim gülüşünü
z/aman yırtıldı
Buzul yalnızlıklar taşıdım gid/işinden,
Yangınlar b/eledim,
boşluğuna kış mavisi
Hani Yavuz'sundur da bir gözleri âhuya zebûn olursun ya!
Kelleler damlayan kılıcın kesmez, pusatların pamuk ipliği mendillere döner ya hani!
Aczinden dağlar örülür ya dört bir yanına!
Umarsızlığın bütün makamlarında bağırırsın ya, aşinası olmadığın el-amanları !
Dün gece sevmekten açıldı mevzu
Atıp karıştırdım çayıma seni
Ben bir dağ gölü sen körpe kuzu
Zincirle örkledim kıyıma seni
Melteme teşnedir köşem bucağım
Çok sesli yanılgılarda tek odalı bir zotturuş değil midir,
aşkta sükun aramak?
Bir yalnızlığın izdüşümünde tenha sözler belemek, gönül beşiğine
görelim endazesi nedir en göksel rengiyle aşkın?
Zülfüyâre dokundursam kalemi
Kısbet düşer, pehlivanlar tuş olur
Dil yüzünden o çektiği çile mi
Beni görse bülbül başka kuş olur
Seçim vakti yağcınındır ön saflar
Şehrin gürültüsünde ürkünç bir sağırlık, tarifsiz bir ağırlık var, günün sırtında.
Akan kalabalıkları izliyorum caddelerden.
Yabancı çehrelere boyanmış sokaklar, meydanlar, grinin saltanatına çoktan râm olmuş.
Bir tarafta devingen gölgeler savuran şafak, bir tarafta şehir...
Hangi merhem ilacıdır
Yaralarım söz yarası
Bilen var mı, ne acıdır
Yaralarım öz yarası
Nasıl illet, nasıl maraz
yasak iklimler saklı
rahminde o gülüşün
görsen zorluyor aklı
görmesen ölüşün
Kaç vayy birikmiş
temmuz toprağıydım, ben seni yağmur bildim
bir divaneydim, ben seni tekke bildim
Mekke bildim, ensarın sofrasında
Hira bildim, can boğazda yutkunurken
yetim yanıma el, noksan yanıma tay bildim
“Hay” bildim cezbelendikçe
Yar düşlerim, yar düşlerim
Gönlü aydan duru olsun
Ela gözlü yâr düşlerim
Yüzü cennet nuru olsun
Göle inen yavru suna




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!