Hangi fala baksam bir yol görünür
Ey dîde-i leylî, el-amânım ol
Fermanım dilinde, elinde mühür
Sal beni gönlüne Süleyman'ım ol
Yel estikçe gelir, bu nefha kimin ?
Bir eski şarkı gibi içine çekersin
artakalmışlığını tenhalarda
dilin sürgün,
susarsın darmadağın
off denizlerinde
El ayak çekilmiş gibi sokaklardan
bir tipiden kaçar gibi gittin
kurşun gibi hani,
bir hâine sıkılan...
şahinden kaçan bir serçe,
bir ceylan gibi,
Çakalların su içtiği nehirler
Utancından vadilere saklanır
Yılan diller menbaını zehirler
Bir ay vakti köpük köpük aklanır
Yoldan çıkmış kadınları izbeler
Sırtında masiva, yüreği kında
Ozanlar telini aşka vurur oyy!
Bir Yunus gelecek bekle yakında
Sevdaya dilini başka vurur oyy!
Gelip geçti burdan, nice şebekler
Olimpos'un piçleri
İrin dolu içleri
Er meydanı bilmezler
Ağacadır öçleri
Mağaranın açları
Düşer diye tam yarısı
Türkiye’ye gün veriyor
Panayırın soytarısı
Siyasete yön veriyor
Tasma kimde, kimde yular
Şubatta küs olup giden güneşin
Temmuzda nesline dalıver gitsin
Hak eden dürzüye cevabı peşin
Ne varsa ağzında salıver gitsin
Dışından bakınca hazreti Bilal
Baş semada burun kafta
Tevazuya malik lafta
Tekke tekke bizim softa
Gezer amma sûfî değil
İş düşünce nihan olur
Türbe sanma doğru yolu
İtikatta yeri başka
Be Allah’ın sersem kulu
Ölü başka, diri başka
Kim ne sûret görür halkı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!