Atadan dededen miras mı ola?
Tarihte ne diyor bak hele şefim?
Allah vergisi mi yoksa her kula,
Tek biz mi tutkunuz Resul'e şefim?
Vatana zincirle bağlı örkümüz
Kütükte nedir kayıt sırası
Çok mu bunların sayısı şefim
Nesebi meçhul, karanlık orası
Bir bak hele at mı, dayısı şefim
Döşeğin kalındır harcarken var’ı
Sen dostu bir de yok’la gör şefim
Soyunur libası, söker astarı
Düşürüp maskeyi, çıkla gör şefim
Direnir eyyama sağlam bileği
Unutma şehidim, ağdığın yerden
Bir avuç masmavi gök getir bana !
Al kanın içinde parlayan türden
Bir yıldız yakala, sök getir bana
Deşerken bağrını vurup keseri
her gece bir şehir doğuran kadınlar
masmavi düşlerimde ninni ninni
bir dua ki usulca kapımda çınlar
ana sesiyle ısıtılmış temenni
özgürlüğün aklı zorlar temposu
Yağmur kokuyor, toprak mı yağacak ne?
Neden serin bugün güneş?
Göğsümde bu sıcak ne?
Bayram mı demiş göğün ustası?
Şavkıyan şu çocuk, şu salıncak ne?
ne zaman aklıma düşsen
içim içimi kemirir
bir pişmanlık yumrusu
boğazımda semirir
duldalarda yokluğunu
Evler dolusu ses,
Kentler dolusu ışık
Ah yalnızlık !
Kaderin, kaderime yapışık
Hangi şiiri yazsam yetmiyor,
Biz tutup adını ayrılık koyduk
Belki de feleğin hilesi zaman
Bir soyut resimdi, taşlara oyduk
İdrakin çözülmez çilesi zaman
Zaman bir gelindi eli kınalı
Iradı semtimden el aldı gitti
Mevsimler kış içre, gün fırtınalı
Döküldü yaprağım yel aldı gitti




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!