ipi kopmuş bir uçurtma
güne sensiz başlamak
içinde yerli bir ateş
kar türküleri söylemek
ve köpükten umutlar,
bulutlara eş
Bir masal kur silbaştan
Uz gitsin gerisi
Tekerle gök düşleri
Küsmeden perisi
Saçlarını benim için çöz bugün
Bir ay vakti gel erincime gizlen
Aşinayız hem elest bezminden
Son bahçe gönlüm, Babil'de gördüğün
Kaypak ozanların kaypak teline
Bezirgan olup da çıksan pazara
Pul etmez a'malin elinde kalır
Allayıp pullayıp sürsen huzura
Yüz bulmaz cemalin elinde kalır
Hak için ön safta gazâ bilmezsen
aha ben de geldim
bir taze şafağa, bir yeni güne
sonsuz menziller içre,
adressiz bir kurşun önüne
aha ben de geldim
Vakt-i inzivadır çağırır gece
Bak, açılmazsa el, kesmek erdemdir
Yüreği mum gibi Hakk'a kandilce
Yak, çözülmezse dil, susmak erdemdir
Şüpheye düşmeden sormadan soru
Çekincesiz düşlerde doru atlar,
Varoşlarıma korkular taşır
Dürer bedeni, sabrımı katlar
Her gece bir keşiş gelir
Yalnızlığıma bulaşır
Şu gam dolu, üryan yürek
Kûy-ı yâre taşır beni
Er olana sevda gerek
Özge yolda şaşır beni
Gönül verdin kılma çorak
Acılar donar bir selamın sıcaklığında
acılar kaynar fokur fokur,
bir bakışın soğukluğunda
Umutlar uyutmaz bazı geceler
umutsuzluk...hakeza
kabuslar patlar en içli durağında hüzzamın
Ne sayfaya sığar derdin ne cüze
İçimde bir kızıl kor musun eylül
Nefessiz yaşarım ömrüm mucize
Kalbimi yerine kor musun eylül
Anladım ben eylül yok mukaddesin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!