Sesine bulutlardan, gülüşüne şafaklardan kılıf biçiyorum. Sen şiir oluyorsun, gözlerin redif.
Lacivert geceler giydiriyorum saçlarına, yağmur kuşları konuyor omuzlarına
Tünek vaktininin alacası dilimde, bir türkü tutturuyorum gül ezgili.
Seni çağırıyor notalar.
Esrik nağmelerde turna katarları raksediyor kanat kanat dağlarına.
Ucu kıvrılmış mektup tadında yüzünü işliyorum göz alabildiğine.
bu değildir fikreyle ki hilkat
aç şu postunu biraz insan kat
yoz ülkesinin ön soytarısı
aklın, sakalın, varlığın sakat
...............Taner Eker
İsm-i celilinle ruhumda yansın
Bu aşk bir şamdandır nice dayansın?
Ya Rab, mukadderse erimek bana
Gönül bir İbrahim'dir, o da yansın
..........
Taner EKER
Tescilli anaların markasız çocukları,
fason cümlelerle namusun edebiyatını yapıyor.
Boşuna dinliyorsun İstanbul'u, uzaklardan
İstanbul artık Laleli kokuyor
............
Taner EKER
Yürek ikliminin hudutsuz Sina'sı
Sararan çöllerde yemyeşil vahasın
Son kışında ömrün baharın manası
Dünyanın mülküne biçilmez bahasın
Açıp kanadımı nisyana doğru
Kendimden sıyrılıp uçasım gelir
Sağ elim havada isyana doğru
En önde bayrağı açasım gelir
.............
Taner EKER
Gözümde kalmadı evlad-ı ıyal
Dünya yalanmış, ikbali hayal
Dağlar mı yürüyor, ya nedir bu hal
Kıyamet koptu da uyanmadım mı?
Köz koydu yaraya aha buz diye
Kızıl harelerde akşama doğru
Savrulur, suretin semaya ağar
Gözlerin yağmur yüklü yüzün dupduru
Yıldızlar alnından aydınlık sağar
Düşlerim hoyrat girer günün rengine
eylüle dair şiir gibi gel
saçların diri kızıl, yanaklar ölgün sarı
teyelleyip şu rüzgara tel tel
salalım gitsin,
topladığın bulutları
Neva-yı hüzn ile revanım aşka
Menzilim sevgili, çöl olsa nola
Gayrıya kanadım açılmaz başka
Yolunda tutuşup kül olsa nola
Âh etsem mücrimce sallanır sema




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!