seni ne zaman özlesem
bir çocuğun
gülüşüne bakarım
uğrun uğrun
yılkıya salmışsın gibi bir atı
cıvıl cıvıl bayram yeri suratı
ey bahar bakışlım,
gözlerinin menevişinden cemreler devşirir gönül
yağmura döner dilimde sözcükler.
şiirler kanatlanır göklerine.
bulutlar, pencereme serçeler taşır
nisan mavisinde filizlenir şu küflü ömrüm
Nice kuşsun deli gönül
Kanadın yok uçmak niye?
Kuma müştak değil mi çöl
Kaderinden kaçmak niye?
Kırık telde yitik türkün
O kadar çoğaltmışız ki kendimizi, kimseye yer kalmamış gönlümüzde
Konsantre sevmişiz hep
Parsel parsel parçalamış ve parçalanmışız
Ne çok atık biriktirmişiz, hiç kullanmadığımız, kullanmayı bilmediğimiz...!
Mühürlüdür dudaklarım
Sustan almış payı bugün
Gece uzun, uyku yarım
Demli doldur çayı bugün
Harmanım var yel anlamaz
kıyametimi beklerken
bir kızıl kırılmanın kıyısında
inandığım mucizesin yâr
bir güldün, ışık oldu,
dudak kıvrımlarında umut
Yemin ettim aşka dair
Cayamadım ondan sonra
Seni yazdım şiir şiir
Sayamadım on'dan sonra
Ten zevkiyle mest olmuş körkütük
Kays'ın tahtında birkaç sünepe
Haz menbaı Leyla denen sürtük
Şehvete gebedir tepe tepe
Tanımadan henüz vaveylayı
Arpası artınca kapılıp hınca
Anıran eşeğe burda mim koydum
Damarı tutarsa bakmaz inanc'a
Bilin dedim işte, bir de mim koydum
Fol yuvada kaldı, yok ortada fos
yere mahkum kuşlar gibi
meydanında aşk cenginin
bilinmeyen her tonunda
çırpınırım gül renginin
Ne anka’lar uçurdum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!