Bir kadın tanırdım, etekleri şiirdi
Gözleri ışıktan antik bir şehirdi
Güldü mü incisi gözümü alır
Sözcükler kullanmaz, kuşça bilirdi
...
Taner Eker
Bir var oluş mücadelesi içinde yok olan ömürler toplamıdır kentli hayatlar.
Ütülü giyinmek için miydi, yarım uykular?
Yer sofrasında gözün kalarak ölmek miydi masa başı tıkınmaların akibeti?
Dalından erik yiyebilmek, hangi rengiydi, bilir misin hayatın?
Evlek başında terlerken umudun şahikalarında düşlere doymak, nasıl bir uçarılıktır, yaşadın mı hiç?
Islanmadığın onca yağmurla şehrin logarlarına doldurduğun yaşanmamışlıkların hesabını hangi şiirden soracak, kaç dizelik umutla dağıtacaksın şimdi efkarını?
Nokta neyse o kadarım
Kimse bilmez ederimi
İşim gücüm gül budarım
Güller alır kederimi
Usül benim yordam benim
bir yosmanın gözü gibi
pörsümüş afişlerde
çürüyor adın
şimdi ansam seni
Pera’da plaklar susar
İstanbul nerede ahşapsa
ben seni orada sevdim
Pera’da sevdim mesela
Denizde sevdim, karada sevdim
Acıda sevdim, yarada sevdim
Ben seni ayasofya açıldığı sırada sevdim
ben seni severken kuşlar secdesini,
yağmurlar kıyamını,
güneş kıblesini bozuyor.
Baharın ortasında soyunuyor takvimler yaprağını
ve bir gün aklımın ardına düşüp
gerçeğin yurduna gidersem şaşma
gönlümün içinde ne varsa deşip
kuşların önüne didersem şaşma
...
Taner Eker
İhtiyar bir kelebekten duymuştum:
Ölümü en az biz beklediğimizden bu kadar
güzeliz.
...
Oturaklı delilerden tumturaklı neşideler
kopar çığcasına
kopar ansızın böğrümü deler
Edimsel koşullanır, ussuz ve edimsel
çiçeğe yürür de bahar olurum
Uyuduğum rüya, uyandığım dünya...
Bir deniz bir denize taşınacak bu akşam.
Bir adam tiftiklenmiş pamuklar gibi çoğalacak yalnızlığa .
kendi gölgesini yağmalayacak.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!