Aklıma estiği için değil, aklıma düştüğü için de değil, aklıma yattığı ya da aklım kestiği için de değil; gönlüm, aklımdan büyük olduğu için düştüm, düşlerimin peşine...!
Fakat ikindi rüzgarları aklımı gıdıklamaya devam ediyor ve ben gıdıklandıkca gönlümün ışıkları sönüyor bir bir
...
Taner Eker
Gün mü düştü şafak vakti hıstana
Açma yüzün al’ın aklı sendedir
Sen gibisi nasip midir bostana?
Çiçek çiçek balın aklı sendedir
Gül mü ezdin sıvamışsın bileği
Zaman geçiyor Akmaral, iğdeler çiçek döküyor bak. Şehrin yolları nefhasını kaybediyor. Farkında mısın biz de... Artık ne içimizde koyu maviler ne çiğ sarılar var. Yalnız gri bir burukluk... Sızısını kaybetmiş yara, sargı istemiyor Akmaral. Kalakalmışız öylece. O da değil aslında. Kalakalmayı kabulleniş gösterdi tünelin sonundaki ışığı. Işık mı? Ne ışığı Akmaral?Kuzgunlar tünemiş dallarımıza, biz bahar öykülerinde şafak türkülerini çoktan unutmuşuz. Dilimiz varmıyorsa da ağıtlara, bir matem halini kanıksamanın şaşkınlığı ile düşmüşüz içimize. Kervan da geçmiyor oradan. Hangi el uzanacak, bilmiyoruz. Akıbet Yusufça mı, Yakupça mı olur? Ne dersin, Akmaral ?.. (küçürek öykü)
...
Taner Eker
Gölgesinde gül açan ikindi bulutlarının başat iklimiydin sen.
Yüzünde ışıyan ay ile doldururdum içimi.
Çiçeğe durmuş gözlerinde başlardı koklamaya değer bütün menevişler.
Sen bilmezdin.
Boyuna boyardım seni, en asil mavilere, rayihası olurdun aldığım her nefesin.
En çok da çiğdem yapardım yüzünü, saçlarını alev...
Kös vuranda saflar belli
Ortası yok geç bir yana
Bin'e bedel, bizde elli
Alp bir yana, piç bir yana
Bilir misin bizler kimiz
İrfanımız seçmez akı, karadan
Olimpos’a döndük, geçtik Hira’dan
Habibin aşkına hizb’i aradan
Rahm eyle lütfunla çıkar Allahım
Kaç mevsim Allahım, kaç bahar, kaç güz
Takvimleri biçip umut doğradın
Ömrün örselenmiş toprak kokuyor
Ak bulut yürekli mübarek kadın
Fesleğen dalında yaprak kokuyor
Sesinle arınıp duanla yunam
Senin kıyılarına vuran her dalgada benim umutlarımın bir parçası var. Kumlara karıştıkça şirazesi dağılıyor ruhumun. Aklımın zembereği boşalıyor koşar adım.
Aşkım mı?
Enginlerden esen bir meltem ki gönül dağından alıyor hızını. Cemreler taşıyor sana bahar yüzlü çiçeklerden.
Yüzü cennete dönük çocukların bakışlarından damıtılmış ışıklar dolduruyorum eteklerine.
arada bir sevinirsek
hakkını da verirdik hani
çiçek açmış gibi şeftaliler
çağlaya durmuş gibi bademler
su içmiş gibi serçeler
çiğdemler olmuş gibi yer yer




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!