Kızarmaz yüzü, bilmez hicabı
Kıvırır her dem gavatın biri
Üst üste çamı meşrep icabı
Devirir her dem gavatın biri
Gıdası gübre, yalan çalabı
Meydana makyajlı çıkar soytarı
Pis ağzın açarken, gözünü yumar
Salyası durmuyor gelsin baytarı
Uyuz it kurbandan bir pay mı umar?
Aslanı görünce, dağda çakalı
Halkına koyun der elinde kaval
Demokrasi dilden düşmeyen maval
Dik durmak isteyen bomboş bir çuval
Vermesin Allah chp’ye zeval
Erkeğe sırnaşır kancıktan korkar
Arz-ı hâl ederim dinle ey müşkülüm!
gül olsam açmaya mevsimim sensin
..........
Taner Eker
Dudağında reng-i lâlin halleri
Hiçbir yerdeyim
açık ara kayıp...
Ben kime gideyim,
kendimi sırtlayıp ?
......
Botoks yapsan biraz yüze
Döner misin kuşa Leyla ?
Keman olup çıkmaz düze
Yolma kaşın boşa Leyla
.....
Şiirim geliyor,
Gözlerine bakınca Kanlıca'dan İstanbul'u görmüyorsan seviyorum, deme
....
sadrına sabrını sar sömek sömek
bir karih hayaldir bize gülümsemek
...........
Mecnundan el aldım maraz dediler
Yanmayı bilmiyorsan hele
Düşürme adımı nolur dile
Kaç ağıt yükledim bilsen
Dokunup geçtiğin her tele
...
Taner Eker
Denizler şahlanıp çarpar ya dağa
İçimde o denli büyük bir kıyım
Sükutun nabzında çığlık çığlığa
Bağıran vehimle inan aynıyım
.....
mesela güneş gibi
hiçbir hesaba girmeden
ve dağlar bürünmeden ilk kışı
çıkagel bir seher
en müşfik rengiyle sesinin
bana masmavi bir gök taşı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!