yürek vardır evlek evlek
usul boylu yara teslim
hasret yazmış amma felek
ibrahimce nara teslim
alemşumul civan olsa
nar mevsiminde hudutsuz uzadıkça yollar,
ateşler topluyorum yokluğundan,
ellerim çıplak
bu olmalı diyorum, bu olmalı
Nemrut bahçelerinde İbrahimce yaşamak
Oralara kar mı yağmış
Bakışların buza benzer
Kaşlar çatık, yüz bir karış
Şu ettiğin, naza benzer
Beni benden alan kadın!
Taze yara sızlar tuzda
Derin silem özü çıksın
Gelsin bana yâr temmuzda
Terin silem közü çıksın
Yokluğunda kahpe şehir
"Sunar bir câm-ı memnû bin tehi peymâneden sonra
Felek ehl-i dîli dil-şâd eder amma neden sonra "
Bilir bî-dâd olanlar dâd-ı Hak dâim akîbettir
Yıkıp vîran kılanlar onca mazlum hâneden sonra
Beklemenin usancıyla
Deniz gözlerinde karaya vurdum
Bilsen, ne günahlar doğurdum
Tarifi muhal o sancıyla
Sen ki bir çalıntı kızıldın ekimden
Yelken açtım sendin rotam
Kesmediğin yel mi kaldı
Uzattım ki dostça tutam
Kırmadığın el mi kaldı
Gah peşindir gah vadeli
olur değil olmazını
bir nemrudun bir kızını
seven sensin deli gönül
sükut eyle çek nazını
gevrek midir gör çıtır mı
Kancıklar çıkmazında bütün
yaralar açık bugün
Yüreğin atlasında heyhat!
Kimi Yatağan kesiği,
kimi namert kurşunu, evlat !
Gül mevsimi gelir çöle
Yağmur iner, döner göle
Yeter ki sen Hak'tan dile
Göklerden bir el uzanır




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!