Haram mıdır, yeri var mı bak dinde
Sol yanına kondur beni Miyase
Ömür fani, şu deli kız vaktinde
Naz eyleme, ondur beni Miyase
Dağıt saçı, rüzgara ver, tel vursun
Mora çalar gülün rengi
Goncasına yel mi değmiş
Cihan içre yoktu dengi
Bir hayırsız el mi değmiş
Sığmaz idi koca tarh’a
Kucağımda dertli sazım
Halleşirim hem tellice
Biter m’ola şu poyrazım
Savrulurum hem yellice
Yad-ı Hak'ta burulur mu,
Doru atlar mahmuzlanmış bir kere
Yedi düvel nal sesinden bezgin mi?
Aç tarihi ne diyormuş bak töre
Şahlanmışa reva olan dizgin mi?
Ben kamçıyım şakır şakır şaklarım
Mevsime tutunup bir umut daha
Dağların ardında hiç oldu gitti
Sayılı günlerim tükendi aha
Ömrümün baharı iç oldu gitti
Gökleri yalayan Ahır Dağına
Gönlümün yaslanmış yeridir Maraş
Soluna Türkoğlu, Göksun sağına
Cennetten bir kulaç beridir Maraş
Üssün’ü kur yapsa Hacce’ye, Eşe’ye
Bostanda genç kızı, havar’ıyla Maraşlı
Koç otu koklatır poyrazı meşeye
Yaylalar keçisi, davarıyla Maraşlı
Elbistan’dan Afşin, Göksun’dan Tekir’e
Gönlümün telleri girmez düzene
Yakayım kül olsun, köz verin bana
Yol bulup yürekten, işliyor tene
Şu gurbet zehrini az verin bana
Rüyalarda kaldı toyum, halayım
Biraz mavi çiz, biraz İstanbul
Düşünden vurulmuş bir de kadın bul
Saçları cehennem, gözleri bademle
Yaz şiir içre, bir cennet demle
....
sen dağ desen
beni poyraz vurur yorgan altında
uçurum desen düşerim gecenin balkonundan
sen taş desen
kan sızar saçlarımdan alnıma




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!