Savaş baronlarının yarattıkları karanlıkta,
ışık bile kendine yer bulamıyor.
utanıyor güneş,
bulutların en koyu katmanına saklanıyor.
mavi değil artık gökyüzü
Hayatı bir performans raporu sanıyoruz bugünlerde;
sürekli üretmek, sürekli tüketmek, hep önde olmak.
Durup bir gökyüzüne bakacak vaktimiz yok,
bir çiçeğin açışını bekleyecek sabrımız da.
Her şeyi rakamlarla ölçüyoruz;
Ayakkabısı yırtık gönlü yamalı
Bir ihtiyar gördük geçerken yoldan
Selamı vardı sermaye diye, aldık
Dedik ki lokmayı bölüştüren berekettir
Bir tas su verdik içti, kendimiz de kandık o sudan
Cümle varlığı tek nefes bildik şimdi bizim
-Bazı Yörelerde Kız Çocuklarının Çörek Otu Kadar Kıymeti Yoktur-
Evet her kız çocuğu gibi
benim de
Bir babam vardı.
Çocukluğum boyunca
birini sevmek;
bir gölgeye sığınmak değil
aynı güneşe yüzünü dönüp
birlikte ısınabilmekmiş
.
kusursuz bir hikaye yazmak değil
bazıları
elindeki teraziyi adalet sanır
kendi yükünü hafif
başkasınınkini ağır tartar
.
bazıları kendini ışık sanır
karşısındakini gölge
kendi sesini hakikat
başkasının suskunluğunu hata
Bir gün bütün canlılar toplansa bir ovada,
Kurt, serçe, karınca, balina, ceylan, aslan.
Ve deseler ki:
“Hesap vakti geldi, yargılanacak bir tür var bugün.”
Kimse birbirinin adını vermezdi.
.
Ruhunu bir hırsa rehin bırakanlar,
Gökkuşağını tek renge boyamak istedi.
“Beterin beteri var” diye diye
alıştırdı insanları karanlığa.
Bir süre sonra
alışmak denen o görünmez zehir,
Vuslatnâme
sen gelmeden önce
yollar henüz yürünmemiş birer hasretti
gecenin ikinci adı gurbetti
saçlarıma düşen aklar
kışın habercisi değil
çok mevsim görmüş geçirmiş bir dervişin olgunluk meyvesi
.
yüzümdeki çizgiler
kaybolduğum değil




-
Mustafa Arar
Tüm YorumlarÜstat, tüm şiirleriniz çok güzel. Ama Annem Şiiriniz benim favorim. Bu şiir bir şaheser.