Sırça Aynada İnsan Şiiri - Tahsin Özmen

Tahsin Özmen
51

ŞİİR


7

TAKİPÇİ

Sırça Aynada İnsan

bazıları
 elindeki teraziyi adalet sanır

kendi yükünü hafif
 başkasınınkini ağır tartar

.

bazıları kendini ışık sanır
 karşısındakini gölge

kendi sesini hakikat

başkasının suskunluğunu hata 


oysa…;

aynı toprağın sinesinde demlenir bütün canlar

aynı güneşin altında büyür

.

ve hiçbir çocuk

hangi kapıdan dünyaya düşeceğini 
hangi annenin duasına

hangi yoksulluğun içine

hangi kırık kapının eşiğine
 doğacağını seçemez


zira hayat…;

herkesin aynı yerden başlamadığı
 uzun bir yokuştur

kimi gölgede büyür

kimi güneş altında kavrulur

kimi ekmeğini alın teriyle yoğurur

kimi vicdanını 
bir avuç çıkar uğruna savurur

.

ama sonunda…

bütün unvanlar

aynı toprağın sessizliğinde
 yan yana uyur

bütün kibirler

aynı toprağın bağrında
 adsız bir seste durur


insan…;

kendi sesinin yankısında kaybolan bir çığlıktır

ne kadar uzağa gitse de

geçmişi gölge gibi hep peşinden yürür

.

zira geçmiş…;

kilitlenmiş bir sandıktır

her dokunuşta 
tozlu bir hıçkırık yükselir içinden

gelecek ise…;

ufkun arkasında bekleyen bir yabancı
hangi müjdeyi getireceği

hangi umudu götüreceği bilinmez


aslında

masumiyet ile pişmanlık arasında

ince bir köprüdür insan…;

bir avuç toprakla

bir avuç hayal arasına sıkışmış yolcudur

bir yanında kurt ulur

öte yanında kuzu durur

ve hayat dediğin

o köprünün üstünde
 düşmeden yürüyebilme sanatıdır


insan

bazen kendi eliyle kilitlediği kapının
arkasında mahsur kalır

lâkin

hangi yangın
 kendi külünü savurmadan sönmüş ki

hangi yürek
 yaralanmadan şifasını bulmuş ki

zira…

(-her yara içinde kabuğunu

her günah içinde tövbesini taşır-

-her kış içinde baharını

her hüzün içinde tebessümünü barındırır-)

.

ne dağ 
karını yük bilir 

ne güneş 
geceye küs kalır

-bir kuş…

uçmaktan vazgeçtiği gün 

bir insan…

umudunu kaybettiği gün ölür-



kim ister ki…;

kurumuş yaprak gibi

rüzgârın insafına kalmayı

rengini geceye kaptırmış çiçek misali solmayı

gülün yaprağında elmas gibi parlayan çiy damlası olmak varken

diken olmayı

.

(kuş göğe

nehir denize

ateş kıvılcıma

insan insana muhtaçtır

yoksa hayat
 temelinden sarsılmış bir yuva gibi 
ilk fırtınada dağılır)



velhasıl…;

kimsenin gecesine bakıp

kendini güneş sanma

bugün dimdik duran da

yarın bir rüzgâra bakar

düşen de

yağmur yağar

yarın bir çiçek gibi doğrulur



yıkıntıların ortasında saklı bir saray durur

ya enkaza bakıp
 yolundan döneceksin

ya da taşların arasından
 fışkıran tomurcuğu seçip

yeni bir dünya öreceksin

karar senin
…!

ancak unutma ki…;

ne kadar ağır olsa da kış

cemrenin toprağa düşüşü yakındır

inan ki
karanlık
 günün ilk ışığında
 kaybolur

.

en yüksek kuleyi de

bir gün rüzgâr yoklar

en sert kayayı da
 bir damla su sabırla oyar

ve gök de yorulur

hiçbir fırtına
 ebediyen sürmez

sakin bir limanda

hükmünü kaybedip durulur

.

dallar ne kadar kurursa kurusun

yapraklar ne kadar dökülürse dökülsün

sen baharı unutma…

gece ne kadar uzarsa uzasın

sen sabahı unutma…
yarına inanarak yaşa…
çünkü -inanç…;

kurumuş dalın ucundan gülen tomurcuktur-

.

hatasız da sevapsız da insan olmaz
(cehennem
 umudun eksildiği yoldur
cennet 
bir yorgunun omzuna
 sessizce konan koldur)



uçurumlardan düşmeden düzlüğe varılmaz

ışığa zincir vurulmaz

gölge düştü diye
 bir ömrün tüm sayfaları yakılmaz

-yürek dediğin sızısına katlanır-
.
yaşamak…;

iplikten örülmüş bir köprünün üstünde düşmeden yürüyebilme sanatıdır-

.

-umut insanın kanadıdır-

(umutsuz kalmayın…!)


Düşünmek Yaşamın Pasını Silmektir, Karina Yayınevi, Ank,2018.

Tahsin Özmen
Kayıt Tarihi : 6.06.2026 01:51:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!