Sırça Köşk Şiiri - Zeynep Ferhunde Öztürk 2

Zeynep Ferhunde Öztürk 2
29

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Sırça Köşk

Güneş, eşikteki gölgesini toplarken
Bir sızı başlar görünmez parmak uçlarında.
Eski bir alfabenin küskün harfleri gibi
Kendi sesine sağır, başka rüyalara uyanır insan.
Oysa demlikteki buğu, hatırlanmayı bekleyen bir dosttu,
Sıcağına sırt dönülmüş, uzak bir kış masalı şimdi.

Bilinmez ki; dışarıdaki rüzgarın ıslığı,
Kendi içindeki sessiz nehrin akışını bastrır.
Adımlar, tanımadığı topraklarda iz sürerken
Avucundaki cevheri rüzgara savurur fark etmeden.
Emanet cümlelerle örülen o sırça köşk,
Kendi kökünden koptukça, gölgesiz kalır rüzgarda.

Saksıdaki toprak çatlarken sessizce,
Gözler, kaldırımda açan yaban otlarının renginde.
Vefa, biriktikçe ışıldayan o mahcup inci
Dağıldıkça sönen bir kandil gibi solar köşelerde.
Bir yabancının gölgesinde o sahte şölen,
Ekmeğinin kutsal kokusunu unutur.

Ve bir gün, tüm ekranların ışığı çekildiğinde,
Geriye sadece odadaki o ağır sessizlik kalır.
İnsan, omuzlarında dünyanın en ağır yüküyle;
Kendi sığınağına geç kalmış bir yolcu gibi,
Aynadaki o yabancı bakışla söyleşen ruh,
kalbinin yıkıntısında, vicdanıyla dertleşir.

Zeynep Ferhunde Öztürk 2
Kayıt Tarihi : 1.04.2026 16:27:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!