Ayakkabısı yırtık gönlü yamalı
Bir ihtiyar gördük geçerken yoldan
Selamı vardı sermaye diye, aldık
Dedik ki lokmayı bölüştüren berekettir
Bir tas su verdik içti, kendimiz de kandık o sudan
Cümle varlığı tek nefes bildik şimdi bizim
-Bazı Yörelerde Kız Çocuklarının Çörek Otu Kadar Kıymeti Yoktur-
Evet her kız çocuğu gibi
benim de
Bir babam vardı.
Çocukluğum boyunca
bazen dert dinlemekten kaldırımlar da yorulur
ve insan umutsuzca sağa sola yürür
dili yoktur ıssızlığın,
kuytularda hüzün büyür
kimseler kalmayınca
..
bazıları
elindeki teraziyi adalet sanır
kendi yükünü hafif
başkasınınkini ağır tartar
.
bazıları kendini ışık sanır
karşısındakini gölge
kendi sesini hakikat
başkasının suskunluğunu hata
Bir kasabanın en sessiz bakkalıydım ben.
Akşamları kepengi indirirken
elim hep gökyüzüne giderdi,
sanki biri eksik saymış yıldızları da
ben tamamlayacakmışım gibi.
Ruhunu bir hırsa rehin bırakanlar,
Gökkuşağını tek renge boyamak istedi.
“Beterin beteri var” diye diye
alıştırdı insanları karanlığa.
Bir süre sonra
alışmak denen o görünmez zehir,
Bir gün bütün canlılar toplansa bir ovada,
Kurt, serçe, karınca, balina, ceylan, aslan.
Ve deseler ki:
“Hesap vakti geldi, yargılanacak bir tür var bugün.”
Kimse birbirinin adını vermezdi.
.




-
Mustafa Arar
Tüm YorumlarÜstat, tüm şiirleriniz çok güzel. Ama Annem Şiiriniz benim favorim. Bu şiir bir şaheser.