Bir insan bazen en çok bağırması gerekirken susar… çünkü sesini duyuramayacağını değil, duyulsa bile değişmeyeceğini bilir. Ve işte o suskunluk, en ağır çığlıktır.
Ve sen çok incittin kalbimi…
bunu bir cümle gibi değil,
içimde kırılan camların sesi gibi söylüyorum.
Ben sustukça büyüdü sende olan her şey,
ben affettikçe
sen daha da alıştın kırmaya…
Bir insan kaç kere aynı yerden kırılır ki?
Ben saymayı bıraktım,
çünkü her sayışım
yeniden canımı acıtıyordu.
Sesim yükselmedi belki,
ama içimde bir dünya yıkıldı
duymadığın her kelimede.
Sen gittin,
ama en çok kalışın yordu beni…
çünkü bazı insanlar gitmez,
sadece içeride kalıp
her gün biraz daha eksiltir insanı.
Ben sana “kal” demedim belki,
ama her susuşumda
kal diye bağırıyordum aslında.
Sen duymadın.
Ya da duymak istemedin.
Şimdi ben
aynı yerden yeniden doğamıyorum,
çünkü aynı yerden defalarca kırıldım
Çok incittin kalbimi…
ve en kötüsü şu:
ben hâlâ nedenini bile
tam olarak bilemiyorum.
İçimde bir çığlık var şimdi,
adı sen olmayan ama
seni anlatan bir çığlık…
Ve bu çığlık artık sadece acı değil,
içimde büyüyen bir fırtına gibi,
ne tarafa dönsem beni geri getiriyor sana.
Ben sustukça geçer sandım,
oysa her susuşum
içimde ayrı bir yara açtı.
Şimdi anlıyorum…
insan en çok konuşamadığı yerden kırılıyor.
Çok incittin kalbimi…
ve ben o kırığın içinde
kendimi de kaybettim.
Kayıt Tarihi : 21.04.2026 11:02:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!