Buğulu camlar ardında,
Yağmurlar biriktirir gözlerim.
Her sonbaharda
Eylül yağmur olur
Şebnem olur gül yaprağinda
Sarı sarı yapraklar düşende,
Kimi makam görür
Yezid olur
Kimi Makamda
Halka Hizmetkâr olur.
Kimi Mal görür
Hayat benim der öyle sanır
Öyle yaşarsın
Ama hep başkaları için
Yaşadığının farkında bile olmazsın
Bir adam
Bir gökyüzü
Bir bardak çay
ve yediveren
Önümde kağıt ve kalem
Beynim gerilmiş yay
Neden bu kadar sessizsin
Acıdansa sessizliğini paylaşayım.
Matem tutmak içinse rengin
Beni de içine al gece...
Karanlığında hayal kurmayı
Geceye Dair
Gündüzün kasvetinden
Riyasından sıyrılıp
Gecenin müşfik dizlerine
Koydum başımı
Batan güneş mi
Karanlığa sebep
yoksa sansizlik mi
Ruhumda oluşturduğun depremle Kalbimdeki enkazı
Kim kaldıracak şimdi
Öyle bir yaktın ki yüreğimi
Kıyısına vardım maviliklerin
Yakamozları Seyre daldım
Takılıp bulutların peşine
Martıyı kanatlarından öptüm
Bir yusufcuğa dert yanıp
Dün gençliğimle karşılaştım
Sayfaları sararmış bir albümde
Sağımda solumda gülümseyen Dostlarım kimbilir şimdi nerelerde
Bir kaç sayfası okunmuş
Sonra bir kenara atılmış
Kekik kokulu baharlar getir bana
Çocukluğumun diyarından
Getir o eşsiz zamanları
Avluda yükselen çocuk gülüşüm olsun
Yıldızları seyrettiğim küçük pencerem
Patika yollarda ayak izlerim olsun




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!