Şükrullah Yavuzer Şiirleri - Şair Şükrul ...

Şükrullah Yavuzer

Sonbahardı.
Bulutlar buğulu gözlerim gibi,
Ağlamaya hazırlanıyordu.
Yarım asırlık bir çınar,
Başı önünde,
Ağaçlara doğru yürüyordu…

Devamını Oku
Şükrullah Yavuzer


Başhekim, sabah vizitini tamamladıktan sonra odasına çekilmişti. Uzun yıllarını verdiği bu akıl hastanesinde, iyileşmeye yüz tutmuş hastaları gözlemlemek onun için hem bir umut hem de bir sınavdı. O gün, durumları belirgin şekilde düzelmiş iki hastayı çağırdı. Onlara basit bir görev verdi:
“Şu dolabı yandaki odaya taşıyın.”
Sözlerinde bir ağırlık, bakışlarında ise ince bir ölçme vardı. Ardından merdivenlerden ağır adımlarla inerek yemekhaneye yöneldi.
Aradan yarım saat geçti.
Başhekim geri döndüğünde koridorda garip bir manzara ile karşılaştı. Hastalardan biri ortalıkta yoktu. Diğeri ise ter içinde, dolabı tek başına sürüklemeye çalışıyor ama bir türlü yerinden oynatamıyordu. Nefesi kesilmiş, elleri titriyordu.

Devamını Oku
Şükrullah Yavuzer



Ben mülteciyim biraz
Evinden, barkından kopartılan
Ben mülteciyim biraz
Ayağına çelme takılan

Devamını Oku
Şükrullah Yavuzer

Bir düş görüyorum,
Sanırım bir bayram sabahı.
Minarelerde tekbir sesleri.
Ellerim iğde kokuyor,
Üstüm başım tütün kolonyası.
Çocukluğumun havasını soluyorum,

Devamını Oku
Şükrullah Yavuzer

Gözlerin aşina,
Bakışın tanıdık bir yerlerden.
Belki rastlamışım sana,
Hayalleri teslim bayrağı çekmiş,
Kalesi düşmüş,
Yürek şehirlerinin birinde...

Devamını Oku
Şükrullah Yavuzer

Yıldızlar göz kırpıyor birbirine
Ay bulutlarla sarmaş dolaş
Gecenin maviliği
Ilgıt ılgıt Itır kokuyordu
Ay vardı gecede
Nefesin yoktu...

Devamını Oku
Şükrullah Yavuzer

BİR HAYAL VE BİR ÖĞRETMEN
Bitlis’in Tatvan ilçesine bağlı, haritalarda küçük bir nokta gibi görünen ama içinde koca hikâyeler saklayan bir köy…
Sırtını Nemrut Krater Gölü’ne yaslamış, yüzünü ise Van Gölü’nün uçsuz bucaksız maviliğine dönmüş bir yer burası. Dağ, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte ağır ağır uyanır. Yamaçlarını saran ağaçlar, rüzgârın en hafif dokunuşunda bile fısıldaşır; sanki yüzyıllardır aynı hikâyeyi anlatır gibi.
Nemrut’un krateri, tepede bir sır gibi saklanır. Krater gölü, gökyüzünü içine çekmiş bir ayna gibidir; mavi değil yalnızca, derin, sessiz ve insanın içine işleyen bir mavilik… Suyu durgun görünür ama bakmayı bilen için içinde binlerce yıllık bir zamanın dalgalanışı saklıdır. Dağın eteklerine serpiştirilmiş köy, sanki doğanın bir parçası gibi… Tek katlı, taş duvarlı evler dar sokakların iki yanına dizilmiş; birbirine yaslanmış, birbirinden güç alır gibi. Kapı önlerinde yılların yorgunluğu, duvarlarda rüzgârın ve karın izleri vardır. Sokaklar dardır ama hikâyeleri geniştir; her taşın altında bir çocuk kahkahası, bir hüzün, bir bekleyiş gizlidir.
Nemrut Dağı’nın tepesi mavi… Öyle sıradan bir mavi değil; gökyüzünün en duru hâli gelip oraya yerleşmiş sanki. Zirvede duran Nemrut Krater Gölü, sessiz bir bilge gibi derinliğini saklar; bakana sadece rengini değil, içindeki zamanı da gösterir. Gölün yüzeyi, sabahın ilk ışıklarıyla cam gibi parlar, akşamüstü ise laciverte çalan bir hüznün aynasına dönüşür.
Kraterin etrafını saran ağaçlar, yemyeşil bir kuşak gibi gölü korur. Rüzgâr dalların arasından geçerken, yapraklar fısıldaşır; doğa burada sadece görünmez, konuşur. Yeşilin her tonu, maviyle yan yana durur; biri diğerini gölgede bırakmaz, aksine birbirini yüceltir. Bu büyülü ağaçlık alana adım attığınızda, ilk başta sizi sessizlik karşılar. Ama bu bildiğiniz türden bir sessizlik değildir. İçinde sayısız hikâye saklayan derin ve tetikte bir sessizlik. Rüzgâr gölün yüzeyine dokunup kıyıdaki ağaçların yapraklarını sallarken, sanki görünmeyen bir nefes ormanın içine yayılır. Burada yürürken ayaklarınızın altında çatırdayan kurumuş dallar bu kadim mekânın dilidir.

Devamını Oku
Şükrullah Yavuzer

Bir damla olmayana,
Yağmur olmuşum,
Deniz olmuşum.
Bir hiç uğruna,
Hiç etmişim kendimi...

Devamını Oku
Şükrullah Yavuzer

Penceredeydim
Sıvaları dökülmüş
Kerpiç duvarda
Çivilenmiş Resmin vardı
Dışarda  çisil çisil
yağan yağmur

Devamını Oku
Şükrullah Yavuzer

Ya temmuz sıcağında
Kar yağar saçlarıma
Ya zemheride açar
Çiçeklerim
Ya bir nehir başında
Susuzum

Devamını Oku