Bak, kalem elimde can çekişiyor.
Parmaklarım titriyor, sanki ömrümün son sayfasını çeviriyorum.
Şu boş kâğıt, masanın üstünde sessizce bekliyor.
Yazdığım her satır, içimden kopan bir parçanın izi.
Harfler avucumdan kırık cam gibi dökülüyor.
Dokunsan kanar insan.
Her kelime biraz veda, biraz yenilgi.
Damarlarımdan kâğıda siyah bir hüzün akıyor.
Hayaller, kıyıya vurmuş ölü balıklar gibi sessiz.
Zaman paslı bir bıçak olmuş.
İçimde ne varsa usul usul kesiyor.
Hangi söz kapatır bu boşluğu?
Hangi cümle örter ruhumdaki uçurumu?
Yolu unutulmuş bir haritadayım.
Pusulam kırık.
Mevsim hep karakış.
İçimde eski bir saatin bitmeyen sızısı var.
Her saniye, son bakışını biraz daha büyütüyor.
Rüzgâr penceremde ağlıyor.
Çaldığı her kapının ardında yalnızlık oturuyor.
Kelimeler yetim artık.
Sığındığım ne varsa birer birer yandı.
Sesim, dipsiz bir kuyuya düşen taş gibi.
Yankısı bile üşüyor.
Duvarlar gölgelerini üzerime bırakıyor.
Yarım kalan her söz, odada dolaşan bir hayal gibi.
Yıldızlar sustu.
Gökyüzü hiçbir şey söylemeyen bir şahit.
Ay, tavanımda unutulmuş sönük bir fener.
Ne bahar uğruyor kapıma,
Ne güneş yüzüme bakıyor artık.
Kendi enkazında kalmış bir şehrin sessiz çığlığıyım.
Mürekkep bitti.
Kalem yoruldu.
Parmaklarım sustu.
Bir devir kapandı bu satırlarda.
Bak, son damla da düştü kalemin ucundan.
Toprak gibi susuz,
Gök gibi doluyum bu gece.
Kalem sustu.
Kâğıt doldu.
Ama içimdeki yangın dinmedi.
Gidenler döndü belki.
Bir tek huzur dönmedi.
Şimdi adın, koyamadığım son nokta oldu.
Ve ben.
Yazılmamış bir destan gibi,
İçimde kaldım.
Bahtiyar
Kayıt Tarihi : 2.08.2026 20:21:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Her vedanın bir sesi vardır. Kimi gözyaşına, kimi sessizliğe, kimi de bir kalemin son damlasına dönüşür. Bu satırlar, biten bir aşkın değil, tükenmeyen özlemin ve geri dönmeyen huzurun izidir. Bahtiyar




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!