Sana bakmak,
Hıncahınç dolu bir meydanda,
İlk kurşunun sesini beklemek gibi.
Öyle bir inanç,
Namlunun ucundaki kadar keskin.
İçimde koptu kopacak olan o büyük altüst oluş.
Ne sokakların öfkesinde artık,
Ne de barikatların ardında.
Hepsi gözlerinin o derin, o militan uykusuzluğunda.
Bir devrimcinin zafere inanışı gibi inandım sana.
Hani hücrede, karanlığın en koyu yerinde,
Şafağın sökeceğinden zerre şüphe etmemek vardır ya.
İşte öyle lekesiz,
Öyle amansız,
Öyle başı dik.
Sözlerin, kulaktan kulağa fısıldanan yasaklı bir bildiri.
Dokunuşun,
Ömrümün en haklı ihtilali.
Aşk dediğin,
Sol yanımıza kurulan o mahkemedir.
Kalem çoktan kırılmış.
Hüküm baştan verilmiş.
Bu sevdadan sağ çıkmak imkânsız.
Zaten insan,
Uğruna ölemediği kavgaya,
Nasıl kavgam der ki?
Şimdi ne bir teslimiyet bayrağı dindirir bu yangını,
Ne de bizi bu haklı mağlubiyetten kurtarır zaman.
Mademki bu amansız isyan solumuzdan başladı,
Bırak,
Payımıza en onurlu,
En fırtınalı destan düşsün.
Yeter ki gözlerin körüklesin bu ateşi.
Biz zaten o sol yanda,
Yan yana can vermeye inanmışız.
Bahtiyar
Bahtiyar CmKayıt Tarihi : 27.07.2026 00:28:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bazı savaşlar meydanlarda değil, insanın kalbinde başlar. Bu şiir, sevdayı bir teslimiyet değil, inanç, direnç ve göze alınmış bir mücadele olarak görenlerin hikâyesidir. Çünkü bazen en büyük kuşatma, insanın sol yanında kurulur ve o kuşatmadan geriye dönmek artık mümkün değildir Bahtiyar...




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!