Bir gece kim ufku kan ile çizmiş felekten,
Zannım odur ki zaman yaralanmış yürekten.
Aşk dedikleri değil bir sükûn-ı muhabbet,
Eşkıya bir ateş ki düşer arz-ı udubiyet.
Adın ki bir mühürdür ezel levh-i cihanda,
Silinmez olur asla, yazılmış arş-ı alemde.
Seni sevdim ben o kimsenin bilmediği yerde,
Bir mahşer-i saklıda, can-ı canan bir velvele.
Mogan değil gördüğün, içimde akan ırmak,
Bir gurbet-i bakışım döner kendi kökünden.
Şahin bile şüphede, kanadında tereddüt,
Göğün sırrı çözülmez bu kırık gölgelerden.
Munzur ile Tendürek, birer dağ değil ancak,
Sineme çakılmıştır bin zahm-ı kederden.
Kalbim ki bir akrep yuvası olmuş nihayet,
İnsan kendini vurur kendi derin yerinden.
Seni sevdim, demeklik bir nar-ı azîm imiş,
Ya söylenirse söner, ya saklıdır ezelden.
Aşk ya Hakk’a açılan bir rahmet kapısıdır,
Ya da uçuruma iner bir nefha-i şeytandan.
Şahin bakışlı aşkım, ört yüzünü nihayet,
Hakikat görünürse yanar âlem ateşten.
Gördüğüm artık namlu değil hükm-i kaderdir,
Zamana çekilmiş bir fermân-ı ilahîden.
Bir turna değil uçan, içimde kırık ferman,
Sükûtun içindedir en derin hakikatten.
Seni sevdim ve bu sevda olur sır gibi daim,
Söylenirse dağılır, susulursa ebeden.
Kimse girmesin artık bu kalbin harimine,
Her aşk bir sırdır ki saklıdır perdelerden.
Kayıt Tarihi : 6.07.2026 09:53:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!