Anladım evet son uykumu çoktan vermiştim
Şimdi kan uykusu bastırıyor
Ağır çatışma altında benliğim
Çok arkadaşımı şehit verdim
Mermilerim teker teker bitiyor
Gücüm gibi
Bir bakışın düştü gönül teline,
Titredi içimde gizli bir rüya.
Adını yazdım her bir cümleme,
Aşkınla doldu gece ve dünya.
Gözlerinde bir deniz, sonsuz, derin,
Bir gün daha sensiz uyandı şehir,
Rüzgar, adını fısıldıyor yine.
Kaldırım taşlarında izlerin var
Ve ben, her adımda sana düşüyorum.
Gözlerin gelince aklıma,
Bir rüzgâr esti, adını getirdi,
Gönlümde saklı sevdanı bitirdi.
Ne zaman gözlerin düşse aklıma,
İçimde bahar baştan başa yürüdü.
Bir söz yetiyor, sesinden dökülen,
Bir kuş çırpınıyor göğsümde,
Adını fısıldıyor göğe doğru.
Her nefes, sana açılmış bir dua,
Her sessizlik, senden kalmış bir iz.
Ey sevgili,
Gözlerin, sabahın ilk ışığı gibi,
dokunur içimin karanlığına.
Bir bakışın —
bütün suskun mevsimleri yeşertir içimde.
Sesin, uzak bir denizin huzurudur;
Bugün takvim sana açılıyor,
adını kırmızıyla yazmışlar —
ben ise kalbimin kenarına
sessizce çiziyorum gülüşünü.
Ellerim boş değil aslında,
Taşlara kazınmış bir sır vardı,
Zaman bile unuttu anlamını.
Bir simge, iki dünya arasında durur hâlâ —
Biri görünen, biri sezilen.
Bir üçgen çizdim zihnimin duvarına:
Yer altında kefen yırttım —
karanlığın ağırlığı omuzlarımda,
sessizlik kemiklerime kadar işlemişti,
ama yine de nefes aldım.
Toprak sustu sandım,
Milyon yıl öncesinden gelen bir sızıdır bu,
Güneşin bal renginde donmuş, en eski uykusu.
Bir ağacın yarasıydı, akıp toprağa düştü,
Şimdi tenimde yanan, kor bir rüyaya dönüştü.
İçinde bir kanat çırpışı, bir küçük nefes saklı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!