Ben hiç uçurtma uçuramadım
Ama hep bir uçurtma çizdim
Mahpushane duvarlarına
Çok sürgün gördüm
Her bir sürgünde
Yüreğimi taşıdım sonsuzluğa
Üşüyorum yine cehennem yamacında
adın ile yüreğim dağlanıyor sevgili
gül yüzüne hasretim yokluğunda
yağmur damlasında arıyorum seni
Bir hasret ki uyandı bende
Kaybolmaktayım ararken benliğimi
Ufuktaki varlığıma hiç benzemiyor
Ah yoksa bu yokluğumun kendisimi
Ufkumun yalnızlığı varlığımı eziyor
Yaşarken ölürüm ölüm hayatın ibadetidir
Kaç zindan giremedi
gözlerin var yüreğimde
kaç pranga eskitemedi
adın var yüreğimde
Zindanlarca hasretim sensin
Şimdi fermanımız yazılır bir kefen üstüne
silahlar yorgundur yürek tedirgin usulca
anne bizim sonumuz ta en başından belliydi
gül kokusuna hasret olmaktı tek suçumuz
İnce bakışlarda kalmış sızlayan hatıralar
Geçtim deryaların içinden
Damla iken derya oldum
Vardım işte sana
Sen gibi aşk zerresine
Var olmanın yok hali aşk
En güzel hal yine aşk
teslimiyet mesela canlar
Aşka eren
Kendini bilendir
Ve kendini bilen
Ben seni her an
ya diyarbakır içinde düşünüyor
ya diyarbakır gibi özlüyorum
işte öyle bir şey
nasıl dile gelir ki böyle duygular
Vurulmak neye yarar ki ey dost
hep vurulmadık mı zaten
zindanlardan geçip gelmedik mi
prangaları yol eylemedik mi seninle
şimdi bana söyle
hasret bitti mi bitmedi değil mi
Vur beni
Kalbinin en temiz haliyle
Aldırma sevdalı bakışlarıma
hadi durma vur beni
Bir an bile düşünme




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!