Ne bir kuşun kanadı kırılsın
Ne bir insanın yüreği yansın
Niyet o dur ki aşk ferman yazsın
Evet mümkündür çok şey istedik belki
Ama ödediğimiz bedeller daha büyük
Yedi rengin altından geçtim, ruhum sırılsıklam,
Kırmızıdan bir hüzün aldım, maviden bir parça gök.
Yürüdüm, menzilimde ne bir kuş var ne bir gam,
Adımlarımda bir hafiflik, sanki sırtımda dünya yok.
Ve işte burası... Renklerin toprağa sızdığı yer,
Fırçamı daldırdım sessiz renklere,
Kâğıt bir rüya şimdi ellerimde.
Ne kalıp ararım ne de bir sınır,
Gönlüm nereye isterse oraya kırılır.
Bir çizgi başlar içimin ucundan,
Rojinamın —
Adınla başlar sabahın anlamı,
Işığınla uyanır içimdeki evren.
Sensiz her gün, yarım kalan bir doğuştur,
Güneş doğsa da ben karanlıktayım.
Kör kuyu içinde bir zindan
Şarap rengi tüm duvarlar
Acının beşiğin de durmuş zaman
Bir çocuk umut ediyor hala
Özgürlüğe can kurban
Tel örgüler sınırları kuşatmış
Benim ruhum azapta anlıyorum
bir ölüm kaldı kendini özleten
arta kalan zamanlarda da sen
hayat azap olmuş yokluğunda
Yokluğum varlığından uzak değil bunu bil
Ruhum daralıyor be kardeşim
Bugün yine ben hapis
Bugün yine ben efkarlıyım
Bana mutluluk desen
Ters bir cevap verebilirim
Mutluluğun resmini çizemem yani
İçimde dinmeyen bir fırtına esiyor,
Zaman ince bir telde umudumu kesiyor.
Kendi derinliğimde boğulurken her gece,
Sessizlik dudağımda düğümlenmiş bir hece.
Benliğim bir aynadır, sırrı dökülmüş eski,
Geceye eğildim, yıldızlar sustu,
İçimde bin yıllık bir sır uyandı.
Ne dildir bu, ne de sessizlik,
Kalbimle konuştum… hak duymaktaydı.
Yollar vardı içime doğru kıvrılan,
Külle başladı her şey,
Sessiz bir yanışla…
Zamanın imbiklerinde damıtıldı kalbim,
Ve senin bakışınla altına döndü gölgem.
Aşk, bir deney tüpüdür aslında —




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!