Gece inerken dağların omzuna,
Bir serinlik dokunur kalbime.
Yıldızlar, unutulmuş dualar gibi
Titreyerek açılır gökyüzüne.
Sensizliğin rüzgârı eser içimde,
Bugün yine içerdeydim
Bir gül seyrinde
Hasret ile durmadan
Yüreğimi delik deşik ediyordum
Sonra inceden bir rüzgar esti
İnanamazsın yaşadığım duyguya
Sen geldin,
göğsüme bir kuş kondu sanki,
kanatları gül, bakışı deniz.
Zaman bile durdu o an —
bir tek adını söyledim sessiz.
Sen var ya sen
Beni benden sakladın
Kırılgan bakışlarının ardında
Küskün bir ayna bıraktın
Sen var ya sen
Sen yaşayacaksın gülüm
Bırak beni assınlar
Sen benim yüreğimsin
Seni benden beni senden
Bizi bizden asla alamazlar
Şafaklar benimle gömülmeyecek
Kapısını usulca araladım
duvarları kelimeden örülü bir yere;
ne saat vardı içinde
ne de dışarıya açılan telaş.
Masalarda yarım dizeler,
Seni görmeye göz istemem
Gönül gözüm seni görüyor zaten
Seni duymaya kulak istemem
Duygularım duygularına eş kalben
Ömür bir saat ise gönlüm sana kurulmuş sığınağım
Seni özlemek kör bir testere
Gözlerin şiirime sardığım kafiye
Olmayana aşktı tüm hikayemiz
Varlığına inanmışlıkla gülümsemek
Şimdi yokluğu düşürme akla
Bak görmüyor musun ne kadar zenginiz
Firari iki kaçak bir sınır daha var önümüzde
Hadi bize birer tütün sar da içelim
Hiç gözünü gezdirme burda kuşlar falan yok
Daha o kadar özgür olmadık seninle
Sessiz gecelerde sır fısıldar ay,
Yıldızlar, kadim mühürler taşır.
Ruhumda döner eski bir saray,
Kapılar gizli, her birini aşır.
Bir nefesle başlar iç yolculuk,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!