Yine belalara vuruldum anne
siren sesleri uzaktan geliyor
yine belalar var başımda anne
ecel pusuda yolumu gözlüyor
bilmem ki düşlerim neden yasaktır
Gönlümde bir kor var, sönmeyen yıllardan,
İzini silemem eski masallardan.
Bir gülüş bıraktın, kaldı dudaklarda,
Adını fısıldar rüzgâr yaprakta.
Hasretin çökerken geceye her gün,
Ey yaralı goncam bilirim bu bekleyişler sanadır
Belki açılmayacak bir kapıda bekliyorum seni
Ama farz olan beklemek değil midir aşkla sadakatle
Gönlüne biat etmek seven yüreğe yakışan değil midir
Mızrakladım yüreğimi aşkla aşkın deryasında
Bir akşamın kıyısında seni düşündüm,
Gözlerin geldi usulca — sessiz, ürkek.
Bir rüzgâr gibi geçti içimden özlemin,
Kalbim titredi, sanki yeniden sevdik.
Bir zamanlar gülüşünle uyanırdı gün,
Zaman ölüme akar ölüm bana
yokluğa kanat çırparım aşk diye
pervaneyim yar aşkına divane
kapanır gönül perdem aşkla
Ey aşık ölmeyi bilsen ne fayda
Geçtim çeşitli yollardan
Gördüm ki olmuyor
Ömür bitiyor yol bitmiyor
Hasretin sonu gelmiyor
Sürgün yedinci kattan geldi
Yarim hasretim sevdiğim
Bilirmisin şehadet şerbeti aşksız içilmez
sırra ermeden hakikat nedir bilinmez
geceden gündüze bağ vardır görünmez
aşk gönülden gönüle yanmadan sezilmez
Ruhumun kıyısında dinleniyor akşamın gölgesi,
İçimde kimsenin bilmediği o eski, tozlu kütüphane.
Hangi rafa el uzatsam, parmaklarımda bir sızı,
Sanki her kelime biraz ben, her cümle biraz bahane.
Ben bu hayatın neresindeyim, hangi durağında?
Kendi sesimi arıyorum bir uçurumun dudağında.
Yolumuz uzun yolumuz meçhul
ve umutsuzluğa yer yok
Yol karanlık ve zor olsa bile
Ve bunu unutmayın
Yol davadan gelir arkadaşlar
Dava sadakat ister
Ah ömrüm sevdam asi gönlüm
Diyarbakır diyorum Diyarbakır
Çocukluğum yine dağları dolanıyor
Ben bu baharı çok bekledim
Şimdi öfke yok mutluluğa akıyorum
Ah Diyarbakır ömrüm gönlüm




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!