Bir gün sorar kendini insan,
"Ne kalır benden geriye zamanla?"
Rüzgâr bile susar o anda,
Bir çiçeğin soluşunda saklı yanıtlar.
Toprak bekler, sabırla, sessiz,
Gecenin kalbinde bir yıldız ağlar,
Rüzgar, usulca adını fısıldar.
Zaman durur, sanki sen geçerken,
Gölgen bile düşerken nazlı, utanır.
Bir gül gibi solgun bakışların,
Söylenmeyen bir adın etrafında döner zaman,
kimsenin sahip olmadığı bir sevgi
kendini arar kalpte.
Dokunulmadan sürer yakınlık,
sözler olmadan anlaşılır anlam.
Bir adım ötede gibisin hep,
Ama dokunamam, uzak bir düşsün.
Kalbimde yankılanan ince bir ses,
Sen gideli susmayan bir gülüşsün.
Geceler sensizken daha derin,
Bir bakışın düştü gönül gölüme,
Dalgalandı içim, rüzgârla birden.
Bir gül açtı sensiz gecelerime,
Adını fısıldar yıldızlar her dem.
Gözlerinde saklı bin bir sır gibi,
Geceler boyu seni düşünürüm,
Adını kalbime nakışta örüm.
Bir gülüşünle bin ömre bürünürüm,
Sensiz bir dünya düşleyemem ben.
Rüzgâr esince adını fısıldar,
Gözlerin değdiğinde bir an yüreğime,
Suskun geceler bile konuşur oldu.
Ay bile eğildi senin suretine,
Gönlümde her yıldız seni buldu.
Adını her hecede fısıldar rüzgâr,
Bir cinayet işlendi bu gece,
ama kimse görmedi —
yalnızca zamanın duvarına bir gölge düştü.
Kan, sadece bedenden değil
inançtan da aktı;
Bir gül açtı içimde, adını sen koydun,
Rüzgâr bile sustu, sesini duydum.
Gözlerin bir deniz, ben dalga oldum,
Sığındım o bakışa, orada boğuldum.
Bir nefes kadar yakın, bir ömür kadar uzak,
Sonra kaçıncı bahar dedik
Sanki yaşamışız gibi
Büyük bir ayıp ettik anlayacağın
Şimdi bedel çok ağır olmalı
Dört duvara boğduk kendimizi
Bize göre değilmiş özgürlük




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!