Yarim ben sana gül desem kokunu benden esirgersin
şimdi ben sana ay desem belki beni karanlığa gömersin
gül ve ay bir sırdır desem hakikati benden gizlersin
hatıralarını istesem senden beni bile benden edersin
peki bir sor ben diye bir şey kaldı mı diye
eğer her zerrem de bulmazsan kendini o zaman
Benim bir sonum yok anne
Benim kaderim yalnızlık
Hayat bana karşı ağır
Ben ölüme yürürüm yalın ayak
Gökyüzünde süzülen beyaz güvercin,
Kanatları rüzgarla dans ederken,
Bir umutla uçar, sevda izlerken,
Barışın simgesi, huzurun sessizliğidir.
Gözleri derin, kalbi saf ve temiz,
Bilemiyorum artık sevebilir miyim
Bedenim çok yorgun düşmüş
Karanlığın yıkık virane duvarı gibiyim
İsyanda yazılmaz hasrette artık bana
Bilemiyorum artık yaşayabilir miyim
Uzakları oynuyor her şey sanki
Yürürken dünyada dik başla ama,
Bil ki eğilir dal, meyvesi varsa.
Sözün tartılı olsun, dilin terazi,
Bir kelime yıkar, bir söz yapar saray.
Bilmediğini sormaktan korkma,
Okumadan geçer mi bir ömür doğru?
Bilgisiz yürürsen kaybolur yolcu.
Kalem, kılıçtan da güçlüdür inan,
Bir harf öğretirse eğil baş eğlen.
Emek vermeyenden umut beklenmez,
Bilir misin, bilmek neye benzer?
Bir ışıktır — ama dokununca dağılır,
El uzatırım, kavrarım sandığım her şey
Yeni bir bilinmezliğe açılır.
Zihin bir denizdir,
Bilgi bir ışıktır, yoldaş olur sana,
Karanlık düşünce düşer arka plana.
Okudukça büyür içindeki evren,
Her harf bir anahtar, açar gizli perden.
Çalışmadan gelen başarı yalandır,
Zamanın dilsiz çarkında, bir an’a hapsolmuş cevher,
Nedir bu ten denen kafes, içindeki hangi sefer?
Düşünce; dipsiz bir kuyuya atılan sığ bir taş,
Varlık; hiçliğin kıyısında verilen o sessiz savaş.
Bakıyorum eşyaya; adı benden, tadı benden değil,
Dost gözüne kötü gelmek
Özüne sözüne ayrı düşmekle aynıdır
Özüne sözüne dönen Bilir ancak can
Yürekte olan sevda ne ağırdır
Ya hak de can gönülde aşktır canan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!