Bir bakışın düştü gönül gölüme,
Dalgalandı içim, rüzgârla birden.
Bir gül açtı sensiz gecelerime,
Adını fısıldar yıldızlar her dem.
Gözlerinde saklı bin bir sır gibi,
Geceler boyu seni düşünürüm,
Adını kalbime nakışta örüm.
Bir gülüşünle bin ömre bürünürüm,
Sensiz bir dünya düşleyemem ben.
Rüzgâr esince adını fısıldar,
Gözlerin değdiğinde bir an yüreğime,
Suskun geceler bile konuşur oldu.
Ay bile eğildi senin suretine,
Gönlümde her yıldız seni buldu.
Adını her hecede fısıldar rüzgâr,
Bir cinayet işlendi bu gece,
ama kimse görmedi —
yalnızca zamanın duvarına bir gölge düştü.
Kan, sadece bedenden değil
inançtan da aktı;
Bir gül açtı içimde, adını sen koydun,
Rüzgâr bile sustu, sesini duydum.
Gözlerin bir deniz, ben dalga oldum,
Sığındım o bakışa, orada boğuldum.
Bir nefes kadar yakın, bir ömür kadar uzak,
Sana söyleyemediklerim birikir içimde,
Bir çiçeğin açmadan solması gibi sessiz…
Her sabah, adını anarak başlarım güne,
Ve her gece, gözlerini düşlerim, gizli gizli.
Bir rüzgar eser kalbimde, senden yana,
Her sanatçının süslemesi vardır.
Sanatta ustalık süslemede saklıdır.
Sanatçı süsler, sanat olur, baki kalır.
Monotonluk sanatı eksik bırakır.
Bir ressamın resminde süslemesi,
Yarası derinde sır vurgun sersefil aşk
Kırılsın akıl kafesi artık ruhani
Ayna ile terazi de olmaz hile
Işığın kendi masumiyete durur
Buluttan denize yüz damla düşer
Ey yağmur damlasın da yansıyan
Çizdim—bir daire, sonsuzluk gibi,
İçine düşürdüm bir düşün rengi.
Her çizgide bir sır, her renkte iz,
Sembol değil sadece, kalbimle giz.
Fırçam dokundu sessizliğe önce,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!