Sürgün yedim gözlerinden bir gece,
Ne veda vardı, ne de bir kelime.
Sessizlik giyinmiş ayrılık gibi,
Sustun... ve ben düştüm kendi içime.
Yollara düştüm, bilmediğim sokaklar,
Sana vurgun yüreğim, bir kere değil, bin kere,
Her bakışın düşerken, içime kor, sessiz yere.
Sözlerinle yanarım, susuşunla dağ olurum,
Sen ne dersen de, ben hep sana var olurum.
Bir gülüşün yetiyor, tüm kışları unutmama,
Senin adın,
ruhumun en derin suyuna düşen
bir ışık halkasıdır—
yayılır, genişler, beni bana hatırlatır.
Aşk, belki de
Aşk bir denklemdir,
ama sonuç vermez.
Bilinmeyenler çoğaldıkça
kalp çözmeyi bırakır,
inanmayı seçer.
Aşk diye yazıldı geceye ismimiz,
Gökyüzü öğrendi sessizliğimizi.
Sen bakınca başlar şiirin kalbi,
Bir harf olur içimde nefesin izi.
Kelimeler yetersiz, susmak yeter,
Cümleler kurdum yıllarca,
Öznesi yoktu, hep susardı.
Bir şiirde saklı, bir seste gizli,
Adını anmadım —
Aşk, gizli öznemdi…
Bir zamanlar ben vardım,
Bir de senin adını bilmeden sevdiğim bir öz.
Ne yüzün vardı o vakit, ne sesin,
Yalnızca varlığının yankısı dolanırdı içimde —
Tıpkı evrenin ilk nefesi gibi.
Bir bakışın, varlığın kendisiydi bana,
Sanki dünya o an sustu,
Ve zaman, sadece bizim nefesimizde aktı.
Aşk, bir sahip olma arzusu değil,
Bir çözülüştür;
Konuşmaz oldum adını andıkça,
Dilim düğümlü, kalbim yangınca.
Bir bakışta yandım, sustum her gece,
Bu aşk lâl oldu, yüreğimde sancı.
Gözlerimde tutuk bir özlem izi,
Bir ses var içimde, adını söyler,
Her gece rüyamdan sana yol gider.
Bir damla ışık düşer gönlüme,
Sensizliğin karanlığı deler geçer.
Gözlerin bir deniz — dalga, serinlik,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!