Sinan Bayram Şiirleri - Şair Sinan Bayram

Sinan Bayram

Bir kapı vardı içimde,
Sessiz, kapalı, ama çağıran.
Elimde ne anahtar, ne cevap —
Yalnızca arayışın kendisi.

Taşa dokundum. Soğuktu.

Devamını Oku
Sinan Bayram

Bir adın kaldı dudağımda sessiz,
Bir yankı gibi dolanır içimde.
Ne varsa benden giden, sensiz,
Hepsi döner bir gülün biçiminde.

Bir bakışın kalır bin geceye bedel,

Devamını Oku
Sinan Bayram

Ben seni severken,
zaman düşünmeyi unuttu;
anlar, neden-sonuçtan
azat edildi.
Bir saat durdu içimde,
akıl sustu, kalp konuştu.

Devamını Oku
Sinan Bayram

Şimdi hangi cehennem yeter
hangi cennet sana benzer
alev halinde kuşatılmışım
ben yanan sen yakansın

Dudaklarımdan düşmeyen yarsın

Devamını Oku
Sinan Bayram

Ben vurulurum anne
Yırtık gömleğim kana bulanır
Senin bana sarılman yasak
Tel örgüler aramıza engel
Hayat acımasız anne
Gözyaşları kadar temiz değil

Devamını Oku
Sinan Bayram

Kimdir bu “ben” — ses mi, sessizlik mi?
Bir aynaya bakarım, gözlerim geri bakar,
Ama hangimiz kimdir orada?
Bakan mıyım ben, yoksa bakışın kendisi mi?

“Ben” derim — bir kelime, bir soluk,

Devamını Oku
Sinan Bayram

Ben konuşurum içimden, sesim bana döner,
Ben susarım kalbimde fırtına yine söner.
Ben ararım kendimi her kırık aynada,
Ben kayboldukça yolum içimde görünür, döner.

Ben sevdim, ben yandım, ben öğrendim sabrı,

Devamını Oku
Sinan Bayram

Kutsallığın gölgesinde kutsanmamış ruhlar
Zifiri gece soyunmuş gölgeye dönüyor
Kase içinde kızıl şarap kan tutar
Melek doğanlar şeytan ölüyor

Saf sevgi saf güç yoğun bir ışık zerresi

Devamını Oku
Sinan Bayram

Ben, senin kalbinde eskimeyen bir bergüzar olmak diledim,
Hani o her bakışta ruhu tazeleyen, toz kondurulamayan emanet.
Seni sevmek; ömrümün en kıymetli mücevherini avuçlarına bırakıp,
Kendi varlığımdan geçmek, sende bir iz, bir hatıra kalmaktı.

Zamanın o hoyrat eli değmesin diye sakladım bu sevdayı,

Devamını Oku
Sinan Bayram

Bir yola çıktım — ne başı belli ne sonu,
kum taneleri gibi dağılıyor anlar avuçlarımdan.
Her adımda bir iz bırakıyorum,
ama rüzgâr, benden önce varıyor menzile.

Sordum göğe: “Yol nereye varır?”

Devamını Oku