Beklemek seni en güzel halde
beklenen sen olunca sultanım
kanım içerden akar gül yare
uyutmaz beni hayalin sultanım
Yedi iklim ağlasam yine yetmez
Aşk sınır mekan boyut tanımaz
İşte ben şimdi öyle bir boyuttayım ki
Kuşatılmış sınırlar hudutsuz
İçinde bulunan mekan sonsuz
Arşa uzanan boyut doyumsuz
Sürgün gibi içimden geçiyorsun,
Her adım yüreği kanatıyorsun.
Hasretin yel olup savuruyorsun,
Ben seni özlemekle tükenmişim.
Gurbetin soğukla yoğrulan yüzü,
Bilmem ne zaman biter bu sürgün
ne sevebilirim artık gönlümce
ne yaşayabilirim hasretçe
bu yangını körükleyemem sevipte
Cehennem sanki gönlüme perde
Sen hiç gül gördün mü
Gördüysen anlatır mısın bana
Kusura bakma ben hiç gül görmedim
Bir tek işkence gördüm ölümler içinde
Umut ektim yeşerir diye gökyüzüne
Gözlerinde donmuş eski bir yemin,
Bir aşkı saklarsın dikenli dilin.
Kalbin sur çekmiş her duvarına,
Sevmek mi? Yasaktır… Giremez kimse.
Sana dokunmak, bıçakla yürümek,
Yanlış giden bir şeyler var
Ya da yine en büyük yalan benim
Bilmem bu kanamalarım neden zamansız
Bilmem neden kendimi kandırıyorum
Ah yine paramparçayım güzelim
Yine her yanım alev alev
Evren akar —
Ne rastlantı vardır, ne tesadüfün soluğu.
Her dalga, her düşünce,
Bir zorunluluğun sessiz yankısıdır.
Ben de o akışın bir damlasıyım,
Yüzünün şafağına düşen o siyah gölge,
Bir şairin ömrünü adadığı mukaddes bölge.
Düğüm düğüm olmuş o zülfün her bir teli,
Sanki bir efsunla bağlamış esen yeli.
Gül yanağına değen o kıvrımlı uçlar,
Gecemiz sen hadi uyan şafaklara
biz ki doyduk karanlığa zulme acıya
gecemiz sen hadi sarıl şafaklara
biz ki hasret kalmışız baharlara
Kan uykusu sürgünlüğe gebe




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!