Ben böyle bir kıyamet görmedim
adı ben ile başlıyor
sonu ben ile bitiyor
ben bu zulmü daha önce gördüm
adı hiçliğe sürüyor
sonu bir kıyamete benziyor
Bir akşam üstü suskunluğa gömüldüm,
Gökyüzü ağırdı, rüzgâr yorgundu.
Ama kalbim, senin adını anınca
Birden kuşlarla doldu.
Ey sevgili,
Ve sonra gözlerime baktı
Elveda der gibi
Ama benim ölmeye mecalim bile yoktu
Ve o benim Azrail’im olamayacak kadar bana aşıktı
Ama yok yine de ters giden bir şeyler vardı
Yoksa bir suskunluk muydu içimizi yakan
Ey gönlümün şiiri tebessümü aşk yarim
Yangın bakışlarında kaldı savrulan kimliğim
Özümüzde aşk vardır paslanmaz prangalarla
Gül kokusu değmiştir zindan yüreğimize artık
İki avuçluk değildir yandığımız ateş bilirsin
Gözlerinde aşk vardı hep,
Kalbim sana düştü tek.
Bir gülüşün yetti bak,
İçime sevdan doldu.
Yollar sana varıyor,
Sessiz bir geceye dokundum usulca,
Adını fısıldadı yıldızlar bana.
Kalbimde bir gül açtı o anda,
Sensiz her an, eksik bir mısrada.
Gözlerin, en derin deniz mavi,
Güleycan, adını rüzgâra söyledim,
Dağlar bile sustu, yankı sen oldun.
Bir gülüş gibi düştün yüreğime,
Aydınlık neyse, işte sen oldun.
Gözlerin deniz, içinde fırtına,
Gecede bir ay, gökte naz eder,
Bahçede bir gül, sevda söz eder.
Ay ışığında solgun bir düş var,
Gül goncasında bin gizli bahar.
Ay parlar da gül ona gül verir,
Ey rüzgarın savurduğu acı
sürgün eyleme beni
bu yorgun şafaklara
hasrete bürün de gel öylece
ey toprağın bağrındaki gül
del etme yüreğimi
Bir gül açar — sessiz, derin, kederli.
Kokusunda saklı bir sır:
Sevilmek güzeldir, ama dokunulmadan.
Bülbül öter gecenin kalbinde,
Her sesi bir yakarış, bir dua.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!