Karanlığın ortasında bir çekiç sesi,
yankılanır sessizliğin mabedinde.
Her darbe — bir soru,
her kıvılcım — bir cevap olur.
Benim taşım hamdı,
Taştan kalp güveneni yok
Har vurup harman savurur
Ismarlama gözyaşları kapıda
Yine de vazgeçilmez seveni çok
Bir adam zarif hayatın içinden
Adam sevdiği kızın gözlerine bakar
Kız sevdiği adama sorar
Neden bana böyle bakıyorsun
Adam cevap verir yaşıyorum der
Kız tekrardan sorar bir çift gözde esir olmak mıdır yaşamak söyle
Adam senin o esaret dediğin için
Ey Ya rab
Senden istedim deryayı
Sen verdin ben boğuldum
İlk önce isyan ettim
Ama sonra anladım
Hayat varlığı çağrıştırır, ölüm yokluğu.
Zamana tabi olan, zamanla yok olur.
Dünya, zamana tabi hayat sahibidir.
Varlık zenginlik ile anılır, ölüm fakirlikle.
Dünya hayatı kendi düzenine yol bulur.
Bir gün batımı kadar sessiz sevdim seni,
ama o sessizlikte bir ömür saklıydı.
Zaman geçse de, kalbim öğrenmedi
unutuşun dilini.
Her sabah adını anarken
Bir sabah uyandım,
Ve anladım: hiçbir sabah yeni değil.
Her gün, aynı göğün başka bir yankısı,
Her nefes, ilk nefesin tekrarıydı.
Bana “yaşamak” dediler —
bir nefes alır kendince insan
kurtulur boş gürültülerden
ve bir aynada bulur kendini
ya sonsuzluk içindedir yada dipte
kendi sınırlarını karalar insan
Evrenin veri tabanında bir sayı dönüyor:
Bir denklem değil artık,
Bir kalp atışı — kozmosun algoritması.
Zaman, kendi çevresinde dönerken,
Galaksiler daireler çiziyor boşlukta.
Uslanmıyor deli yürek
Aşk yarası gönül dergahı
Niyet vuslata ermek
Aşka düşmenin yok günahı
Aşk her nefeste huzur




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!