Kaç kurşun namludan çıkarsa çıksın
Sürgün yüreklere ölüm kar etmez
Yüreği sürgün eden vurgunluktur
Vurgunluk yiğit sevdaların işidir
Yiğit sevdalar için her zaman
Vurgunlukta bir Sürgün olmakta bir
Bu kaçıncı yüz
bu kaçıncı ayna
bu kaçıncı sogukluk
bu kaçıncı kırgınlık
kalmamış hiç bir kıyıda hayat
Her yıkım bir düşmeyi kollar
Kolay değildir yaşamak
Asıl yıkım düşünce başlar
Hayat o zaman maskesiz
Ölüm o vakit çok uzak değildir
Ölümü özler insan
İstikbaline ilgi duy sen
Bülbül olsan karga derler
Bir bayraktır bu elden ele
Taşırken asla deme bir ben
Olup biten seni bile aşmakta
Uçurum uçurum büyüyorum
Düşmekten alamıyorum kendimi
Yüreğim dayanamıyor artık
Hani kör bir kurşun diyorum
Gelip beni bulsa ansızın
Ya da bir mabet tıklım tıklım
Yine bir gurbet türküsü
Yine bir hasret nöbeti
Yine sen yoksun
Yine yangınım
Aşk çalıyor
Yine bir zindan
yine bir hasret
yine bir sevda
bize kolay ölüm yok
şimdi genç bile değilim
çok yorgunum çok
Bir sevda delisiyim
Yine bugün senin eserinim
Şiirimde resmimde ayrı güzel
İster yaz beni ister çiz sana kalmış
Biliyorum senden en iyisi çıkar
Yasak bir duygu gibisin
duygulandıkça içim yanıyor
kördüğüm oluyorum senle
susmuyor gönlüm sen diyor
Hangi zindan uğrar bana sevgili
Haz, dudakta bir kıvılcım —
dokununca yanar, dokunmayınca üşür.
İnsan, ateşle su arasında doğar;
bir yudum günahla öğrenir varlığını.
Yasaklar...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!