Haydi canlar arkadaşlar yoldaşlar
bırakalım aşk şafaklardan geceye insin
ve duygularımız geceye ışık tutsun
hiç bir ölüm karanlıkta kalmasın
ve her duygu bir mektup olsun
ve her mektup sahibine ulaşsın
Ayrılık dediğin nedir ki yaren
Aynı mehtabın altında
Gönüllerimiz birken
Nasıl ayrı olabiliriz
Sevda kuşanmışız hak yolunda
Aşk, bir aynadır aslında,
İnsanı kendine döndürür sessizce.
Sevdiğin yüz — senin özündeki sırdır,
Ve her bakışında kendini tanırsın yeniden.
Sevgi, iki ruhun kesiştiği bir çizgi değildir,
Bir bakış — evrenin nabzı orada atar,
Gözlerinin kıyısında doğar anlam.
Bir an, zaman eğilir sessizce,
Ve ben, varoluşumun özrünü hissederim sende.
Kalp, bir düşünce gibi kırılgan;
Bir bakışın, sessiz bir soruydu:
“Ben kimim, senin varlığında?”
O an anladım, aşk bir yön değil,
Bir açıklık — varoluşun kendini duyduğu an.
Seninle dünya daha gerçek oldu,
Sen gelmeden önce
zamanın bir anlamı yoktu,
saatler sadece boşlukta sallanan bir ağırlıktı.
Seni gördüğümde,
her bakış bir seçim oldu,
Aşk, ne bir başlangıçtır ne bir son,
Sadece varlığın kendi yankısıdır.
Bir kalp başka bir kalpte kendini arar,
Ve bulduğunda evren yeniden doğar.
Sevgi, yalnızca his değil, bir düşüncedir;
Yiğidi yanmak ta görmüşler
Ey yiğit yanıyorsun demişler
Yiğit ben yanarım kül olmam demiş
Neden diye sormuşlar
Yiğit çünkü aşk var demiş
Aşk ateşi aşığı kül eylemez
Aşk, ne bir başlangıçtır ne bir bitiş —
iki varlığın arasında değil,
varlığın kendisinde doğan bir sessizliktir.
Kalp, bir anda kendine yabancı olur;
ben dediğin çözülür,
Senin sesinle başlıyor sabahlar,
Bir maden gibi ağır,
Bir bakışın, bin yıllık bir element.
Kalbim —
Bir laboratuvar gibi çalışıyor içinde,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!