Bilimle aşkı yazıyorum,
bir deney masasında başlayan
ama sonuçsuz kalan
en insanî hipotez gibi.
Akıl sorar: Neden?
En uzun gece bu gece sevgili bu geceni bana ayır
Şiirim sen olmasan kalemim kağıtla neden dans etsin
Gel sevgili gel özleminin izdüşümünü bana yazdır
Kelimelerimin sihirli büyüsüne sarıl kalbine değsin
Bir sebebe ihtiyaç duymadan sevdim ben seni
Erdemli bir aşıktı sahnede
Oyununu nakış nakış işleyen
Kalbinin kırıklarını toplamış
Pervaza sığınmış olan son tirat
Merhabalardı hemen eskiyen
Bir sabah uyandım,
kendim olmaktan yorgundum.
Aynadaki suret — bir suç ortaklığıydı,
benle dünya arasında imzalanmış eski bir anlaşma.
Sonra erimeyi düşündüm.
Varlık, bir sabahın sessizliğinde soldu,
Ben, kendime doğru çözülen bir izdim.
Taşın soğukluğunda, havanın içinde
Kendimi değil, var olma hâlini duydum.
Eridim — ama yok olmadım,
Bir denklemle ölçülmez tüm hayat,
Ama akıl sorar: “Bu düzen neden var?”
Einstein der ki: Merak en saf güçtür,
Sorularla başlar bilgiye yolculuk.
Zaman akmaz tek bir çizgide hep,
Bir rüyanın içinde uyandım ben,
Ne geceydi tam, ne de gündüzdü zaman.
Sessizlik konuştu eski bir dilden,
"Sen kimsin?" dedi, yankılandı mekan.
Göğe sordum, yıldız sustu,
Ey kalbimin saklı vadisi,
Ey gözlerinde güneş taşıyan sevgili,
Adını söylerken bile ürperiyor rüzgâr,
Dağlar eğiliyor, ırmaklar susuyor,
Evinamın...
Senin adınla başlıyor günümün hatırası.
Evindar demek,
Kalpte yanan gizli bir ateş,
Sevdaya açılan kapı,
Ömrün en derin yerinde saklı bir sırdır.
Evindar sevgili demek,
Gel de sev bu esareti
Bir evin içinde dört duvar
Yaşam kuyusundan uzak
Taht taç fayda vermez yorar
Kurak arazide can susuz




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!