Bir bakışla başladı o sessiz hâl,
Kalbim bir çiçekti, sensiz pervâl.
Gözlerinde kayboldu tüm hayâl,
Bir ânla değişti ömrüm, her hâl.
Rüzgâr bile sen diye eser şimdi,
Bir kalbin sesiyle başlar her varlık,
bir bakışla anlam bulur evren.
Sen bana değil,
ben sende kendime baktım aslında.
Aşk, iki bedende yankılanan bir bilinçtir;
Belki de deliyim evet
Sen şirince uyurken
Kirpiklerini sayacak kadar
Hiç akıllı olmadım zaten
Güzelim kirpiklerinin sayısı
Hep benden eksik çıkar
Ulu dağların doruğunda bir fısıltı yükselir,
Rüzgârın sırrında aşk, ateşle birlikte süzülür.
Zamanın çarkı durur, yıldızlar dilsiz kalır,
Bir çift göz uğruna evren sessizce yanar.
Gökleri yaran bir ok gibi sevda saplanır kalbe,
Bir düşünceydi belki önce,
evrenin kalbinde yankılanan bir kıvılcım.
Ne maddeydi, ne tin —
ikisinin arasında, bir varoluş ısısıydı aşk.
Varlık kendini ararken buldu onu,
Bir gül açar gecenin koynunda usulca,
Rüzgâr dokunur tenime senin adınla.
Zaman, bir perde gibi geriye düşerken,
Kalbim çırpınır sana varan duayla.
Bir bakışın yeter, dünya susar ansızın,
Varoluşun sırrına ermek gibi,
İki ruhun sonsuzda buluşması.
Ne başlangıcı var, ne de bir sonu,
Zamansız bir yankı, ebedi rüyası.
Bir bakışla başlayan evrensel çağrı,
Rüzgara serpilmiş asi yüreğim
ölümden geçeli çok oldu artık
dağların başaklarıyla seviştim
öfkeden geçeli çok oldu artık
ay gecede öfke bana dolanmış
Aşk bir denklemdir,
ama sonuç vermez.
Bilinmeyenler çoğaldıkça
kalp çözmeyi bırakır,
inanmayı seçer.
Aşk diye yazıldı geceye ismimiz,
Gökyüzü öğrendi sessizliğimizi.
Sen bakınca başlar şiirin kalbi,
Bir harf olur içimde nefesin izi.
Kelimeler yetersiz, susmak yeter,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!