Gözlerin bir deniz, içinde kayboldum,
Kalbimi sana verdim, geri alamadım.
Bir gülüşün yeter, bin derde daldım,
Adını andıkça, yeniden doğdum.
Yollar hep sana çıkıyor nedense,
Gönül aşka düşünce
Aşkın şairliği tuttu
Şiirler aşkla tutuştu
Yanmanın adı aşk oldu
Kül ateşe dönüşünce
Bir gül açar sensiz her gecemde,
Kokusu kalbime dolanır sessiz.
Adını yazarım her hecemde,
Ateş olur içimde, yanar gizsiz.
Gözlerin bir deniz, ben bir damlayım,
Aşk, kelimelerin en ağır yükü.
Söyledikçe eksilir,
Sustukça büyür.
Bir bakışın içindeki evren kadar derin,
Bir kalp atışının arasındaki sessizlik kadar yakın.
Biz hiç sınır tanımadık be gülüm
öyle ki bugün zindanla tanışan
kendini sınırlayanlardır inan
aşk böyledir işte
Hani bizde zindandayız
Aşk, bir varlık değil —
kendini düşünen bir varoluş.
Ne sevenindir, ne sevilenin;
ikisi arasındaki ince sızıda doğar,
bir bakışın içinde anlamı sorgular.
Gözlerinde parlayan yıldızlar saklı,
Her bakışın, binlerce şiire denk.
Aşkınla tutuşan bu deli gönlüm,
Sende buldu en derin, en özel rengi.
Bir nehir gibi çağlar içimde sevgin,
Karanlıkta ellerim titrerken,
Kalbimde eski korkuların gölgeleri vardı.
Her biri bir put,
Her biri zincir,
Her biri beni senden uzak kılan duvar.
Aşkla dile gelirsiniz lakin iki çift güzel göz sizi esir eder
Gönül feryat figan eder hücresinde ama dil lal olur
Turna kanadında gelir aşk güller yeşerir toprakta
Medet umulan acının hatırasıdır gönülde sızlayan sevda
Fısıldamayla başlar en büyük aşklar en temiz halleriyle
Aşkın bir kulpu var, görünmez bir çember gibi
dokunduğunda içini titreten,
tutuştuğunda seni kendine çeken.
Ne tam kavranır,
ne de bırakırsın kırılmadan;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!