Gözlerinde parlayan yıldızlar saklı,
Her bakışın, binlerce şiire denk.
Aşkınla tutuşan bu deli gönlüm,
Sende buldu en derin, en özel rengi.
Bir nehir gibi çağlar içimde sevgin,
Karanlıkta ellerim titrerken,
Kalbimde eski korkuların gölgeleri vardı.
Her biri bir put,
Her biri zincir,
Her biri beni senden uzak kılan duvar.
Aşkla dile gelirsiniz lakin iki çift güzel göz sizi esir eder
Gönül feryat figan eder hücresinde ama dil lal olur
Turna kanadında gelir aşk güller yeşerir toprakta
Medet umulan acının hatırasıdır gönülde sızlayan sevda
Fısıldamayla başlar en büyük aşklar en temiz halleriyle
Kendi karanlığımda ördüm bu ince duvarı,
Suskunluğum ipektendi, sabrım ise derin.
Kalbimde sakladım o kadim, yakıcı harı,
Bekledim vaktini, o en tılsımlı kederin.
Dar geliyor artık bu göğüs kafesi bana,
Aşkın bir kulpu var, görünmez bir çember gibi
dokunduğunda içini titreten,
tutuştuğunda seni kendine çeken.
Ne tam kavranır,
ne de bırakırsın kırılmadan;
Mahpusluk anne
Şimdi anlatamadığım bir hayat
Uçurumlar nefes alır durur
Sustukça hayat bulan var mı
Eceli tarif etmeye hiç gerek yok
Aklımızın ermediği bir hesap bu
Dediler bir çift göz deryadır
Dedim ben boğulmaktan korkmam
Dediler aşkın davası bu
Eğer sen ben isen mutlaka boğulacaksın
Bu davada biz varız ben yok
Bu derya dergaha benzer
Tüm kahramanların bir şarkısı var
Söylenen ezgiler yaşam sevincinde
Yenilgi yok doludizgin koşarken atlar
Canlanan rüzgar ovaları gezmekte
Bir ısrar var sevgi dolu mu bilmem
Arjen,
adı ateşle yazılmış bir rüzgâr gibi
içimde dolaşır.
Kıvılcımı çoktur bu dünyanın,
ama insanı yakan şey
hep kendi içindeki kor olur.
Öyle bir zaman ki bu
Tufan desen tufan değil be arkadaş
Toprak bile yeşermiyor artık
Bizim can verdiğimiz kadar
Hakla batıl karışalı beşer şaştı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!