Zaferdir elbet çanakkale
Kürdüyle türküyle el ele
İmanla yazdık her yere
Geçilmez aziz çanakkale
Bu zafer birliğimizin zaferi
Bir rüzgâr dokunuyor saçlarıma,
adı geçmiş, kokusu anı.
Her nefes, bir mevsim eksiliyor içimden,
ve her mevsim, biraz daha ben gidiyorum benden.
Saatler, kalbime zincir gibi vuruyor,
Geçmişi olmayan adam değilim,
Her adımımın ardında bir iz,
Her izimin ardında bir suskun yankı var.
Beni ben yapan, çoktan geçip gitmiş anların
Tozuna bulanmış bir zaman haritası.
Sevgi ile gel bana
toz dumana karışsın
gel hasrete vur beni
aşk vursun gönül yansın
şimdi gel uyandır beni
kara perde kalksın gözlerimden
Ah ben yitik biriyim
Bir şu Diyarbakır
Bir de bu gözlerin olmasa
Ah ben bitik biriyim
Gözlerindir yara aldığım tek kavga
Hasretin gönülden geçip dilime düşmüş
Zarif bir kadın gibidir güzel İstanbul
Mabedi derya, afeti devran kendisi
Yiğit bir adam gibidir güzel diyarbakır
Sevdasına sadık, rengi surlar karası
İstanbul narin, kırılgan bir kadın gibi
Yiğit bir sevdadan olma, kırılganlık bu
Taşına yazılmış sevdanın adı,
Diyarbekir bir başka yaradır.
Mazide saklıdır her bir feryadı,
Tarihin dilinde canlı duadır.
Surları geçmişin sessiz tanığı,
Güneş doğar usulca dağın ardında,
Sis öper yamaçları sabah vaktinde.
Horoz sesi yankı olur taş duvarda,
Bir çoban yürür sessizce meraya.
Çimenler ıslak, geceyi anıyor,
Doğruyu bil, doğrudan şaşma,
Eğri yolun sonu çıkar yokuşa.
Hak yolda yürüyen düşse bile,
Başını eğer, yine kalkar yerden.
Yalanla büyüyen ömür kısadır,
Doğruyu seç, emniyetten şaşma,
Yalanla yürünmez hakikat yolda.
Bir söz düşün, gönle umut eker,
Bir söz de vardır ki kalbi söker.
Emek ver, sabret, zamanla görürsün,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!