Aşka düşen gönlümün başkentidir diyarbakır
Surlarında dalgalanır hasretliğin bayrağı
Küskünlüğümün solmayan gülüdür diyarbakır
Aşk mevsimine dönmüştür hevsel bahçesiyle
Kaç sokak eskittim bela halimle diyarbakırda
Gönül nedir bilsen, bir ince sızı,
Ne dile düşer, ne de söze yakın.
Bir bakışta titrer içimde yazı,
Duygular dökülür usulca, sakın.
Sevinç de olur, hüzün de misafir,
Sevdam ey gönlümün hasret denizi
gel ölmediğim bir günde bul beni
sevdam ey gönlümün hasret denizi
gel yanmadığım bir günde sar beni
gülüşlerin benim gönlüme huzur veriyor
bak ay gülümsüyor aşıkların diyarında
Ben, seni sevmenin o derin sessizliğine sığındım,
Dünya dışarıda gürültüyle dönerken, ben sende duruldum.
Ellerim ellerine değdiğinde değil sadece,
Seni düşünmek bile, içimdeki tüm kırıkları onarıyor.
Sanki doğduğumdan beri bu anı, bu hissi beklemişim,
Bir adın vardı içimde çiçek gibi,
Söylesem solar, sustum usulca.
Kalbim, seni anarken titrer hâlâ
Bir yel eserken gecenin ucunda.
Gözlerin, görmediğim bir liman sanki,
Zaman, görünmez bir nehir gibi akıyor,
Bizse kıyısında oturan gölgeleriz.
Her an, elimizden kayan bir damla;
Ne tutabiliriz, ne bırakabiliriz.
Var olmak;
Soğuk hücre demir parmaklık kör pencere
Tutsaklık bile özgürlüğe anlam katmıyor artık
Kopmuş kıyamet sabır yine yetim dağılan biz
Maviyi tutan gökyüzünün rıhtımında bir nefes
Ben varmaya degil yanmaya geldim
Sen yanışımı kabul et allahım
Kabul etki kül degil kul olayım
Aşk deryasında aşkı bulayım
Bizi Gören Var
Biz gönül gözüyle görürüz
Hüzün demini alınca
Vakit hasret olur
Zincirler kırılır dar ağaçları çürür
Bize vurulan darbe olur
Ben böyle bir kıyamet görmedim
adı ben ile başlıyor
sonu ben ile bitiyor
ben bu zulmü daha önce gördüm
adı hiçliğe sürüyor
sonu bir kıyamete benziyor




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!