Artık okunmuyor yazılar kitaplar
Sayfalar kararmış yara almış
Avuç içine yazılsa da satırlar
Göz kör olmuş kulak sağır kalmış
Artık acılar belalar okunuyor
Herşey bir fikir verir
Bir fikir versin sana olan aşkım
Mutluluğu düşün mesela
Mutluluk fikrin olsun
Mutlu ol mutluyum ben sonra
Mutluluğun şiirlerime ilham verir
Bir sabah uyanmak sebepsiz neşeyle,
Gönlün hafif, yüreğin sükûnetle…
Pencereden süzülen bir ışık gibi,
İçine doğan huzur — mutluluk gibi.
Bir çocuğun gülüşü geçerken yoldan,
Asi yürek
tanır mı kör kurşunu
hani nakış nakış aşk olsa
yürek yangını tanır bu vurgunu
Dağların yamacında bir hayat
Ey Mezopotamya!
İki nehrin – Dicle ve Fırat’ın – kutsal kucağında,
Seninle başladı yazı, seninle döndü zaman.
Toprak değil yalnızca,
Sen tarihin kalbi, insanlığın ana vatanısın!
Dik durur kalbim, eğilmez yere,
Ne sevdaya boyun, ne hileye dile.
Bir bakışla yıkılmaz bu yürek,
Zalime, zengine minnet eylemem.
Gönlümde bir yel eser özgürce,
Gönlümün genişliğince bir şantiye kurdum,
Sessizliğin taşlarını sabırla yontuyorum.
Yıkık dökük cümlelerden bir saray doğurdum,
Her mısranın altına kalbimi koyuyorum.
Kafiyeler direğimdir, sarsılmaz bu yapı,
Mücadele kutsaldır tıp kı hayat gibi
Ama siz yine de
Öldürdügünüz birine hadi biraz mücadele et
Hayata dön seni yine öldüreyim diyemezsiniz
Alınan her nefeste bir umut vardır
Ve benim umudum bir mucizedir artık
Çünkü çok depremler yaşamışım
Ve çok fırtınalar atlatmışım
Benim yaşamamda bir mucizedir artık
Çünkü yılmamışım yürek diretmişim
Bir ömür değil,
Zamana sığmayan bir yeminle başladı biz,
Ne bahar geçer üzerimizden,
Ne de sonbahar döker yaprağımızı.
Gözlerinde mühürlü sonsuzluk,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!