Bir rüzgâr geçer saçlarından,
ben o rüzgârda kaybolurum.
Bir bakışın yeter,
bütün yollar sana çıkar.
Adını sessizce söylerim gecelere,
Aşk bir metafordur,
kendini doğrudan söyleyemez.
Kalp gerçeği bilir,
ama dil
dolambaçlı yollardan yürür.
Gözlerin bir yudum, içtim delice,
Dünya döndü, aklım sende kaldı.
Adım atamadım sensiz gecede,
Kalbim tutuştu, tenimde yangın vardı.
Bir bakış, bir söz… yetti harama,
Aşk, nedir ki aslında —
Bir varoluş yankısı mı, yoksa yokluğun sesi mi?
Bir insan, bir insanda kendini ararken
Tanrı’nın unuttuğu bir parçasını mı bulur?
Senin adın, düşüncenin sınırında bir ışık,
Evet ne imiş
Aşk uzun bir hece imiş
Yani kısa kısa
Yol almakta yarar var
Kalbin yanı sıra cancağızım
Aşk bir cümledir,
ama dil bilgisi ona yetmez.
Özne “ben” sanılır,
yüklem “sevdim”—
oysa ikisi de
seninle yer değiştirir.
Başlangıç gizlidir,
aşk da öyle başlar—
kimse fark etmeden,
hatta kalbin kendisi bile
olan biteni adlandıramazken.
Aşk, mevsimlerin görünmez takviminde
Kendi zamanını yaratır;
Ne tamamen bahardır o,
Ne bütünüyle kış…
Aşk, yılın her hâlinde
Kendini yeniden tanımlayan bir varoluştur.
Aşk bir reaksiyon değildir,
ama onsuz
hiçbir bağ kurulmaz.
Moleküller yaklaşır,
çekinir,
sonra cesaret eder.
Bir varlık seslendi içimde,
Adı sendi — ya da ben, bilmiyorum.
Zamanın suskun yüzünde
Bir iz bıraktı nefesin:
“Sevgili vardın diye var oldum…”




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!