Sevdaya hasret yaşarken
Kavgalarda buldum kendimi
Baştan sona dava iken
Yangınlarda buldum kendimi
Ben aşkı Sürgün harflerle yazdım
Bu mevsimin dili yok
Hiç beni suçlama
İlk mührü sen gözlerinle vurdun
Artık söylenecek söz yok
Çünkü hala gözlerin gözlerimde
Çünkü hala yüreğim rehin
Ah, her şey ne kadar çok ses çıkarıyor!
Kendim bile — düşünürken bile gürültülüyüm.
Bir makinenin içindeyim sanki,
ve makine de Tanrı’nın kalbinde dönüyor —
ama Tanrı susuyor, sadece dönmeyi izliyor.
Aşk nedir, diye sordum sessizliğe,
Bir yankı döndü, “kendini unutmak” dedi.
Belki de aşk, benliğin sınırında,
Yokluğa giden ince bir ipti.
Senin gözlerinde aradım hakikati,
Bir yasa var içimde,
Ne taşta yazılı ne gökte,
Ama her vicdanın kalbinde yankılanır:
“Öyle eyle ki, insanlık sende ve başkasında
daima amaç olsun — araç asla.”
Büyüme be çocuk sen
Hep düş kur sev sevil
Ne var sanki büyüyecek
Bak biz büyüdük
Dar ağacında fidan olduk
Dar ağacına düşmeden
Diyarbakır mezopotamya
Yitip gitmeyen bir hatıra
Sonra sol yanı asi çarpar
Uçurumların belini büken aşk dava
Bir aşk geçti içimden,
Adı sen, sesi geceydi.
Dokunduğum her anı
Avuçlarımda kan revan.
Kalbim bir cam kırığı şimdi,
Çanakkale destanını yiğitler yazdı
Kürt türk daha nice halklar
Tüm canlar özgürlüğe kanat çırptı
Yaylım ateşinde alev yağıyordu başa
Enkaz altında kolsuz bacaksız canlar
vuranda candır vurulanda
her ikiside bir kalbin aynasıdır
bunun adı elbette ki aşktır
aşktan gelen bu gönlüme yardır
gelsin gönlümüze yar olan
ve derdimize derman olan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!