Bir küçük kız gördüm
Bir kelebeğin peşinde koşan
Bu umuttu genç kıza
Bir özgürlüktü adeta
Bende gençtim bir zamanlar
Ama ben hiç kelebek peşinde koşmadım koşamadım
Aşk, iki bedende yankılanan
tek bir varoluş cümlesidir.
Ne başlar, ne biter —
sadece biçim değiştirir.
Bir bakışta evreni görürsün,
Her sabah uyanmak seninle,
Güneşin doğuşu gibi içimde.
Ellerin elimde, bakışların gözümde,
Mutluluğun resmi, seninle her anım.
Sözcükler fısıldarız rüzgara,
Gözbebeklerimin uçurumunda durma sevdiğim
göz pınarlarımda biriktirdiğim her damla aşkı
gönül seli gibi akıtmak isterken senle doldum taştım
içten yandım damla iken bende derya oldun taştın
Beni tutsak etmek istiyorlar bir sevda çıkmazında
İnsan doğar ama insanlık seçilir,
Kalp neyle dolarsa, dil onu biçer.
Güzel söz söyle ki güzellik bulaşsın,
Kırarsan bir kalbi, dostluk uzaklaşsın.
Az konuş, çok dinle, özünü ara,
Adım atsam uçurum, dursam dünya dar geliyor,
Kalbimin odalarında hep o eski rüzgâr esiyor.
Ben hangi mevsimin artığıyım, hangi günün borcu?
İçimde bir çocuk ağlıyor, elleri bayram ucu.
Kendi sesime çarptım bu sabah, yankısı dilsiz,
Sensizliğe dokundum bu gece,
Tenhâ bir sokağın gölgesinde,
Ay ışığı gibi soğuk,
Ama senin kadar güzel.
Adınla başlıyor her düşünce,
Bir sabah uyandı düşünce,
Aynaya baktı: “Ben kimim?” dedi.
Ne ten tanıdı kendini ne de göz,
Bir bakış vardı bakışın içinde giz.
Bir iç ses çaldı sonsuzluktan:
Ben kim miyim
Ben mutlak kazanacak olanım
Sevgi büyümekte güller yeşermekte
Ben sade bir vatan her dalda ayrı bir zafer
Gökyüzünde süzülen beyaz güvercin,
Kanatları rüzgarla dans ederken,
Bir umutla uçar, sevda izlerken,
Barışın simgesi, huzurun sessizliğidir.
Gözleri derin, kalbi saf ve temiz,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!